(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, itirazın iptaliyle icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalılardan ve davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalılar, banka şube müdürü ve müdür yardımcısı olarak görev yaptıkları sırada usulsüz kredi verilmesini ve yeteri kadar teminat alınmamasına neden oldukları için bankayı zarara uğratma eylemiyle ilgili olarak banka tarafından itirazın iptali ve takibin devamı şeklinde açılmış olan bu dava mahkemece aynı eylemlerden dolayı aynı kişiler hakkında açılan kamu davası sonunda verilmiş olan beraat kararının kesinleşmesinin beklenmesinin gerek duyulmaksızın sonuçlandırılmıştır. Ancak belirtmek gerekir ki, beraat kararının Yargıtay'ca bozulması ve sonuçta davalıların hüküm giymesi ihtimali mevcuttur. Böyle bir durumda verilecek bir hükümlülük kararının hukuk hakimini bağlayacağı kuşkusuzdur. Bu itibarla o davanın beklenmesinde yasal zorunluluk vardır.
Bundan başka mahkemece icra dosyasının incelendiği anlaşılmakta ise de; o dosyanın geçirdiği evrelerin takip edilebilmesi için bu dosyaya celp edilmesi gerekmektedir. Böylece sonuçta olayla ilgili yasaya uygun bir karar verebilme imkanı sağlanmış olur.
Eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy