(1475 S. K. m. 8)
Dava: Davacı olağanüstü hal tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Sendika davacı işçiden aldığı yetkiye dayanarak 15.1.1994 tarihinde kesilen ve yeni Toplu İş Sözleşmesinin imzalandığı 26.10.1995 tarihine kadar ödenmeyen olağanüstü hal ek tazminatını talep etmektedir.
Davalı işveren 14.1.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3920 sayılı kanunun geçici ek 2. maddesinin sürekli işçilere yeni Toplu iş Sözleşmesi ya da münferit iş akdi yapılıncaya kadar bu tazminatın ödeneceği hükmünü getirdiğini, davacının geçici bir işçi kadrosunda olmasın nedeni ile yararlandırılmadığını savunmuştur.
Mahkemece davacının geçici işçi kadrosunda olduğu 14.1.1994 tarihinde yürürlüğe giren 3920 sayılı kanunun geçici ek.2 maddesinin daimi işçilere deme getirdiğini, geçici işçi olan davacının yararlanamayacağı belirterek istemi reddetmiştir.
Dosya kapsamına ve özellikle işçi hizmet cetveline göre davacının aralıksız uzun süre çalıştırıldığı, ancak geçici işçi kadrosunda gösterildiği anlaşılmaktadır.
Belirtmek gerekir ki süreklilik arzeden bir işte kesintisiz olarak çalışan bir işçinin, geçici işçi adı altında istihdam edilmesi o işçinin süreksiz işçi olarak çalıştığı anlamına gelmez. Asıl ve önemli olan işin devamlılığı ile işte aralıksız ve kesintisiz olarak çalışmadır. Davacının çalıştırıldığı konuma göre yapılan iş süreklilik ve devamlılık arzeden bir iştir. Bu niteliği ile davacı işçi 1475 sayılı İş Kanunun 8. maddesi uyarınca süreksiz işçi statüsünde kabul edilemez. Bu olgulara göre alacağın hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek alinde ilgiliye iadesine 12.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy