(1475 S. K. m. 14, 54)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı ile izin ücretinin davasının ödetilmesi yapıla yargıaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.5.2000 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat F.Ç. ile karşı taraf adına Avukat T.K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delilerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi Banka Şube Müdürü olarak çalışırken emekliliğini istemek suretiyle işten ayrılmış olup, kıdem tazminatına hak kazandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Davalı banka, davacının işyerinde çalışmakta iken birtakım zarara sebebiyet verdiğini, bu zararın tespiti ile birlikte kıdem tazminatının mahsubu geretiğini savunarak daacıya kıdem tazminatını ödememiştir. Davacı işçinin açmış olduğu işçilik hakları ile birlikte kıdem tazminatı davasına ilişkin olan bu davaya karşı davalı banka yine takas mahsup savunmasını cevap dilekçesinde yinelemiştir. Mahkemece Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 1987 tarihinde vermiş olduğu bir karara dayanılarak kıdem tazminatının takas konusu olamayacağı görüşü benimsenerek istek doğrultusunda mahsup yoluna gidilmeksizin kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Borçlar Kanunu'nun 123. maddesindeki düzenlemede işçinin ücreti gibi alacakların taas edilemeyeceği kabul edilmişse de kıdem tazminatı ismi üzerinde tazminat olması itibarıyla anılan madde kapsamı dışında kalmaktadır. Dairemizin uygulaması da bu görüş doğultusundadır. Bu bakımdan takas ve mahsup savunması üzerinde durulmalıdır. Dosya içeriğine göre davalı işveren banka davacı işçinin sebebiyet verdiği zararın tazmini isteği ile de bir dava açmış olduğu anlaşıldığından her iki dava dosyasının birleştirilerek birlikte sonuçlandırılması dava ekonomisine uygun düşer. Bu itibarla açılan diğer dava dosyası ile ilgili bilgiler davalı işverenden alınarak o dosyanın celbedilmek suretiyle birleştirme yoluna gidilmelidir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy