(1475 S. K. m. 13, 16)
Dava: Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işveren, davalı işçinin ihbar öneline uymadan hizmet akdini feshettiğini ileri sürerek ihbar tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı işçi ise akdin feshinden 3 ay önce şifahi olarak ihbarda bulunduğunu, ayrılmadan 15 gün öncede yazılı olarak akdi feshedeceğini bildirdiğini belirterek isteğin reddine karar verilmesi istemiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek reddine karar verilmiştir.
Belirsiz süreli hizmet akdinin davalı işçi tarafından 16.10.1995 tarihinde feshedildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, akdin sona erdirilmesinden önce kanunda öngörülen ihbar öneline uyulup uyulmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı işçinin hizmet süresi 5 yıl 6 ay 14 gün olup, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesine göre 8 haftalık bir önel verilmesini gerektirmektedir. Hizmet akdini ihbar öneline uygun feshettiğini iddia eden tarafın iddiasını ıspatlamak yükümlülüğü vardır. Dinlenen davalı tanıkları açık, ayrıntılı ve inandırıcı açıklamada bulunmadıkları gibi, bilgilerinin duyuma dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda belirtmek gerekir ki fesih bildiriminin açık, anlaşılır ve kesin olması gerektiğinden başka ihbar öneline uyulup uyulmadığının tespiti açısından akdin ne zaman feshedileceğinin de belirtilmesi icap eder. Davalı işçi, belirtilen niteliklere uygun fesih ihbarında bulunduğunu kanıtlamış değildir. Öte yandan davalı işçi tarafından ibraz edilen 2.10.1995 tarihli istifa dilekçesi de akdin ihbar öneline uyularak feshedilmediğini açıkça göstermektedir. Bu durumda davalı işçi tarafından akdin 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen nedenlerden ötürü feshedildiği de ileri sürülmediğine ve dosya içeriğine göre böyle bir haklı neden söz konusu olmadığını göre davacı işveren yararına gerçekleşen ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.6.2000 günnde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy