(2821 S. K. m. 10)
Dava: 1. A.B. 2. M.A. 3. C.Ö. adlarına Avukat F.T.H. ile ... Sendikası Genel Başkanlığı adına Avukat H.E. aralarındaki dava hakkında Edirne İş Mahkemesinden verilen 2.3.2000 günlü ve 18-56 sayılı hüküm davacılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sendika şube delegesi olan davacılar, 15.1.2000 tarihinde sendika şube olağanüstü genel kuruluna doğal delege sıfatını kaybetmiş olan altı kişinin de katılımı ile gerçekleştirildiğini, bu katılan kişilerin katılımının sonuca etkili olduğunu ileri sürerek anılan şekilde yasanın emredici kurallarına aykırı olarak yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı sendikanın Edirne Şubesi Beşinci Olağan Genel Kurulunun 21.5.1995 tarihinde toplandığı ve bu genel kurulda şube yönetim kurulu asıl üyeliklerine A.K., C.D. ve S.A.`nın, denetleme kurulu üyeliklerine de A.K., H.A. ve A.R.K.`nin üyeliklere seçildikleri bu seçim sonucunda da yönetim kurulu üyelerinden A.K.`nin şube başkanlığına getirildiği, aynı şubenin altıncı olağan genel kurulunun da 6.2.1999 tarihinde toplandığı ve bu kurala tabi delege olarak da yukarıda isimleri geçen sendika şube başkanı, sendika şube yönetim ve denetleme kurulu üyelerinin katıldıkları anlaşılmıştır. Bu son olağan genel kurulda da yapılan seçimlerde ise, adları geçen ve doğal delege sıfatıyla genel kurula katılan sendika yöneticileri seçimi kaybetmişler ve yeniden yönetici seçilememişlerdir.
15.1.2000 tarihinde bu kez şube olağanüstü genel kurulu toplanmış olup bu genel kurulda son olağan genel kurulda seçimi ve yöneticilik sıfatlarını kaybetmiş olan kişiler de doğal delege sıfatıyla katılmışlardır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6.2.1999 tarihinde toplanan 6. Olağan Genel Kurul Toplantısında yöneticilik sıfatını kaybetmiş olan kişilerin tabi delege olarak 15.1.2000 tarihindeki şube olağanüstü genel kuruluna katılabilip katılamayacakları noktasında toplanmaktadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu`nun 10. maddesinin sondan bir önceki fıkrasında, "Delege sıfatı, müteakip olağan genel kurul için yapılacak delege seçimi tarihine kadar devam eder" kuralına yer verilmiş, bir önceki fıkrasında da "Konfederasyon sendika, sendika şubesi yönetim ve denetleme kurulu üyeleri bu sıfatla kendi genel kurullarına delege olarak katılırlar" şeklinde ayrıntılı ve açık bir hüküm öngörülmüştür. Somut olaya gelince; sendika şubesi eski başkanı ve yönetim ve denetleme kurulu üyeleri 6.2.1999 tarihinde toplanan sendika şubesi olağan genel kuruluna tabi delege sıfatıyla katılmışlar, fakat aday olmalarına rağmen yeniden yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilememişlerdir. Artık adı geçenlerin tabi delegelik sıfatları bu toplantıda sona ermiştir. Bundan sonraki 15.1.2000 tarihinde yapılan şube olağanüstü genel kuruluna tabi delege olarak katılma yetkileri olduğu görüşü kabul edilemez. Bu durumda tabi delege sıfatı taşımayan altı sendika üyesinin genel kurula katılıp oy kullanmaları Sendikalar Kanununun yukarıda sözü geçen kurallarına aykırılık oluşturur. Bu şekildeki katılım genel kurulda gerçekleşen sonuca etkili olmuştur. Gerçekten şube yönetim ve denetleme kurulu üyeliklere dörder ay farkla kişiler seçilmişlerdir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 27.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy