(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ücret, vergi iadesi, masraf ve prim alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin 2.3.1999 tarihinde çalışma programında yer alan Sayıştay Aski, Ankara İdare Mahkemeleri ve Ziraat Genel Müdürlüğü doktorlarını ilaç tanıtımı için ziyaret etmediği halde ziyaret etmiş gibi rapor düzenlediği ve aynı gün işyerine hiç gelmediği işverence tespit edilmekle iş akdine son verilmiştir.
Mahkeme bir gün işe gelmemenin fesih edeni olamayacağı ve işverence davacıya daha önce ihtar verildiğini ve aynı olay nedeniyle fesih işlemi yapılamayacağını belirterek davacının kıdem ve ihbar tazminat isteklerini hüküm altına almıştır.
Davacıya verilen ihtar cezasının kendisine tebliğ edilemediği ve dolayısıyla yürürlüğe konulamadığı anlaşılmaktadır. Davacı ihtar cezasını tebellüğ etmemiş ve ayrıca kendisinin bu cezaya muttali olduğunu iddia ve ispat etmemiştir. Bu durumda ortada geçerli bir ihtar cezası bulunmamaktadır.
Ayrıca, mahkeme kararında davacının bir gün göreve gelmediği vurgulanmaktadır. Davacının görevi kuruluşların doktorlarını ziyaret edip ilaçların tanıtımını yapmaktır. 2.3.1999 tarihinde göreve gelmediği ve ilaç tanıtımını yapmadığı mahkemece kabul edilmesine ve davacı mahkemenin bu kabulüne karşı çıkmamakla, belirtilen gün hiçbir çalışma yapmadığını bir anlamda kabul etmiştir. Ancak ASKİ doktorlarını ziyaret edip ilaç tanıtımı yapmadığı halde bu tanıtımı yaptığı şeklinde rapor düzenleyip işverene vermesi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranış olduğu gibi işverenin güvenini kötüye kullanmak anlamında bulunduğu ve bu eylemin karşılığı olarak iş yasasının 17. maddesi işverene bildirimsiz fesih hakkı verdiğinden ve işverende yasanın bu maddesi kapsamında davacının iş akdini haklı olarak feshettiği açık olup, davacı kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamaz. Mahkemenin aksine düşüncelerle belirtilen tazminatları hüküm altına alması hatalı olup kararın bu tazminatlarla ilgili olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.6.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy