(1475 S. K. m. 13, 14, 16, 35, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, ikramiye ile sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi 02.04.1999 tarihli ihtarnamesiyle ücretlerinin ve diğer haklarının protokol gereği ödenmediğini ileri sürerek bu alacaklar için işverene 7 günlük süre tanımakla birlikte 13 yıllık kıdem tazminatı ile iş arama izinleri karşılığının da ödenmesini talep etmiştir. Davacı işçi bu şekilde kıdem tazminatı için istekte bulunduğuna ve takip eden günlerde işyerine gelmediğine göre, sözleşmesini kendisinin feshettiği kabul edilmelidir. İşveren tarafından sonraki günlerde tutulan devamsızlık tutanaklarına dayanılarak yapılan feshin hukuki değeri yoktur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının ücret ve bir kısım diğer işçilik alacaklarına hak kazandığı belirlendiğine göre, davacı işçinin bu sebeplerle feshi 1475 sayılı İş Kanununun 16/II-d maddesine göre haklı olarak kabul edilmelidir. Böyle olunca mahkemece kıdem tazminatı isteğinin kabulü isabetli olmakla birlikte davacı işçi haklı sebebe dayansa dahi sözleşmesini kendisi feshetmiş olduğundan ihbar tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece ihbar tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 12.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy