(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin, bayram parası ve fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı işyerinde depo görevlisi olarak çalıştığı sırada iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek ihbar, kıdem ve diğer işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı şirket davacının kendi işçisi olmadığını aralarında hizmet akdinin bulunmadığını, davacının depodan otobüslere ikram malzemeleri taşıma karşılığında otobüs şoför ve muavinlerinden bahşiş aldığını belirterek davanın reddini ister mahkemece savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının davalı şirketin şehirlerarası sefer yapan otobüslerde yolculara ikram edilen yiyecek ve içecek malzemeleriyle kargo eşyalarının otobüslere taşıdığını, bunun karşılığında otobüs şoför ve muavinlerinden bahşiş aldığı konusunda uyuşmazlık yoktur. İhtilaf davacı ile davalı şirket arasında hizmet ilişkisi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden tanık beyanlarından davacının münhasıran davalı şirketin otobüslerine malzeme taşıdığı bu işi iki vardiya halinde çalışarak yaptığı iş olmadığı zamanda davalı şirket yetkilisinin emir ve talimatına hazır şekilde beklediği anlaşılmış olup, iş akdinin bağımlılık unsurunun gerçekleştiği saptanmıştır. Ücretin üçüncü kişilerce verilmesinin 1475 sayılı İş Kanununun 26. maddesinde yer aldığı dikkate alındığında taraflar arasında hizmet ilişkisinin mevcudiyetini kabul etmek gerekir. Böyle olunca davanın yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy