(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, mahkemenin de kabulünde olduğu şekilde 14.01.1997 tarihinde emeklilik suretiyle işyerinden ayrılmıştır.
Davacı 03.01.1972 - 06.01.1997 tarihleri arasında işyerinde geçen hizmetlerinin de kıdem tazminatı belirlenmesinde göz önüne alınmasını istemiş, mahkeme ise bu işyerinden ayrılmanın istifa suretiyle meydana geldiğini belirterek isteği ve dolayısıyla davayı reddetmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı davalı kuruluşa geçmek amacıyla istifa etmiştir. Bir kamu kuruluşundan diğer bir kamu kuruluşuna intikal etmenin istifa dışında başka bir yolu bulunmamaktadır. Buradaki istifa bir hukuki prosedürün tamamlanmasıdır. Gerçekten, istifa hali kıdem tazminatı ödenmesine yasal bir engel ise de, bu olaydaki istifanın bu şekilde değerlendirilmemesi gerekir. Ayrıca her iki kuruluştaki çalışmalar arasında bir ara vermede bulunmamaktadır. Bütün bu olgular davacının gerçek iradesinin istifa olmayıp yasal prosedürün tamamlanması olduğunu ortaya koyduğundan, tartışmalı süreninde kıdem tazminatı hesaplamasında değerlendirilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.09.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy