(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve manevi tazminatın, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ile hafta tatili gündeliğinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, davacı, davalıya ait İzmir'de bulunan işyerinde çalışırken hizmet aktinin ikinci maddesinde yazılı kurala göre Antalya'daki işyerine naklen görevlindirilmiştir. Gerçekten taraflar arasında aktedilen iş sözleşmesinin "işin yeri" başlıklı ikinci maddede aynen "işin yeri İzmir olmasına rağmen işveren gerektiğinde yurtiçinde ve yurtdışındaki herhangi bir yerleşim biriminde ücretliyi daimi veya geçici olarak görevlendirebilir" yazılıdır.
İlke olarak davalı işverenin davacı işçiyi Antalya'da çalıştırmak istemesi doğrudur. Ne var ki, davalı davacıyı başka bir ildeki işyerine gönderirken yol giderini ve ayrıca makul bir önel vermesi gerekir. Bu gereklere uyulmadan davacının yeni işyerine gitmesi beklenmez. Her ne kadar 1475 sayılı iş kanununda, başka bir yerleşim yerine naklen görevlendirilen işçiye harcırah verilmesine ilişkin herhangi bir kural yoksa da emeğiyle geçinen bir işçiden yol masrafını yapması beklenemez. Nitekim birçok toplu iş sözleşmelerinde başka bir yerleşim yerine gönderilen işçiler için harcırah yasasına benzer şekilde harcırah verilmesini öngören kurallar konulmuştur.
Tüm bu maddi olgular karşısında davacı işçinin hizmet aktini haklı olarak feshettiğini kabul etmek gerekir. Mahkemenin aksine görüşle davacının kıdem tazminatı istemini reddetmek isabetsiz olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy