(1475 S. K. m. 14, 26, 49, 60)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı farkı, fazla çalışma ve izin alacağı ile ücret ikramiye farklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de HUMK'nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1994 yılı ücret belirlemesinin işverenle aralarında bağıtlanmış olan sözleşmeye göre tüketici fiyat endeksi göz önüne alınarak belirlendiğini, ancak 1995 yılı için aynı uygulamanın yapılmayıp yönetim kurulunca daha düşük oranda zam yapıldığını belirterek fark alacaklar talebinde bulunmuş ve mahkemecede istekleri hüküm altına alınmıştır.
Davacı ile işveren arasında imzalanan ve 1.1.1994-31.12.1994 dönemini kapsayan sözleşmenin 22. maddesinde, "Mali hükümlerin bitiş tarihinde ücret tablosunda belirlenen günlük ücretlere Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca (Ticaret Odaları, Hazine Dış Ticaret Başkanlığı) tespit edilen Tüketici Fiyat Endekslerinin altında artış yapılamaz, denilmektedir.
Buna karşılık 1.1.1995-31.12.1995 dönemi için bağıtlanan sözleşmenin 22. maddesinde ise "Mali hükümlerin bitiş tarihinde, ücret tablosunda belirlenen günlük ücretlere Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca (Ticaret Odaları, Hazine Dış Ticaret Başkanlığı) tespit edilen tüketici Fiyat endeksleri ve enflasyon oranları dikkate alınarak artış yapılır..." denilmektedir.
Görüldüğü şekilde her iki sözleşmenin ücret artışı ile ilgili hükümleri birbirinden farklıdır. 1994 yılını kapsayan sözleşmede tüketici fiyat endekslerinin altında ücret artışı yapılamayacağı belirtilirken 1995 yılı sözleşmesinde ise tüketici fiyat artışları ve enflasyon oranları dikkate alınarak artış yapılması gerekliliğine işaret etmektedir. 1994 yılı sözleşmesi işverene artış oranının alt sınırıyla ilgili takdir hakkı bırakmazken, 1995 yılı sözleşmesi artış miktarının belirlenmesinde kısıtlıyıcı bir hüküm getirmemiş ancak zam oranı belirlenirken fiyat endekslerinin ve enflasyon oranının değerlendirmede göz önünde alınması gerekliliğini vurgulamış ve işveren bu unsurlarını da değerlendirmesine alarak ücret zammı yapmış olup, 1994 yılına göre daha düşük oranda zam yapılması sözleşme hükümlerine aykırı olmadığı gibi iddia edildiği şekilde İş Kanunu'nun 60. maddesine de aykırı değildir. Şöyle ki 60. maddede ücretten indirim yapılamayacağı hüküm altına alınmış olup, ikinci sözleşmeyle davacının 1994 yılına göre ücreti indirilmeyip aksine ücret artışı yapılmıştır. Bütün bu anlatımlar karşısında davacının 1995 yılına ait fark alacakları bulunmamaktadır.
Ayrıca kabule göre 1996-1997 ve 1998 yıllarına ait sözleşmeler getirtilmeden ve bu sözleşmelerdeki ücret artışıyla ilgili hükümler yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde irdelenip tartışılmadan fiyat endekslerinin esas alınarak zam yapılması gerektiğinin tespitine karar verip, ayrıca bu zamların işverence o yıl için yapılmış ücret artışlarının da üzerine yapılarak hüküm kurulması da hatalı olup, yukarıdaki tüm anlatımlar karşısında hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy