(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Part-time çalışan bir işçinin ihbar ve kıdem tazminatları hesabına esas hizmet süresinin ve ücretinin belirlenmesinde mahkemece hataya düşülmüştür. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre bu tür çalışmalarda hizmet akdinin başlangıcı ile sona ermesi arasındaki çalışılan ve çalışılmayan günler ayrımı yapılmaksızın tüm süre olarak nazara alınmalı ve alınan son aylık ücret otuza bölünerek günlük ücret bulunmalı ve bu ücret esas alınarak tüm süreye göre ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Bu esasa uyulmadığından yapılan hesaplama sonucu kıdem tazminatına hak kazanılandan daha az hesaplanmışsa da davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmadığından davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuş bulunmakta ve bu nedenle aleyhe bozma yasağı gereği kıdem tazminatı ile ilgili olarak bozma yapılmamıştır.
İhbar tazminatında ise mahkeme hak kazanılandan daha fazla alacak belirlendiğinden yukarda açıklanan esaslara göre davacının ihbar tazminatı alacağı saptanmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.9.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy