(4857 S. K. m. 17, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin hizmet akdinin ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki mahkemece 05.02.1999 fesih tarihinden sonra ihbar öneli içinde 01.03.1999 yürürlük başlangıç tarihi olan yeni bir toplu iş sözleşmesinin işyerinde uygulanmaya başladığı ileri sürülerek bu sözleşmenin öngördüğü ücret zamlarının üzerinden ihbar ve kıdem tazminatlarının hesaplanması gerektiği gerekçe gösterilerek her iki tazminatın bu farkları da hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece yeni sözleşme ile ilgili bir değerlendirme yapılması isabetlidir. Ancak Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre ihbar öneli içinde yeni toplu iş sözleşmesi imzalandığı takdirde söz konusu tazminat haklarından söz edilebilir. Somut olayda ise toplu iş sözleşmesi 12.05.1999 tarihinde imzalanmış olup ihbar öneli içine rastlamam aktadır. Bu bakımdan fark kıdem ve ihbar tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy