(1086 S. K. m. 74) (1475 S. K. m. 13, 26, 54)
Dava: Davacı, manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı, işyerinde çalışırken 22.8.1997 tarihli disiplin kurulu kararıyla işten çıkarılmış, daha sonra davacının itirazı üzerine 11.11.1997 tarihli kararla yeniden işe alınmıştır. Davacı arada kalan 79 günün ücretini istemiştir. Ne var ki davacı bu süre içinde davalı işyerinde çalışmamıştır. Çalışılmayan süre için davacı işçi ücrete hak kazanamaz. Bu nedenle ücret isteminin mahkemece reddedilmesi gerekirken kabulü doğru değildir.
2- Davacının manevi tazminat talebine gelince; davacının hizmet akdinin feshinde kişilik hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğramış değildir. Bu durumda davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olup kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Davacı, dava dilekçesinde 79 günlük yevmiye, 20 günlük ikramiye, sosyal yardım manevi tazminat talebinde bulunduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 24 günlük izin hakkı da tespit edilmiş mahkemece bu tespit edilen izin ücreti de hüküm altına alınmıştır.
4- Bu durum HUMK 74.'ncü maddesinde öngörülen istekle bağlılık ilkesine aykırıdır. O halde karar bu yönden de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy