(818 S. K. m. 49) (1475 S. K. m. 13, 14, 16)
Dava: Davacı, kıdem, maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı işverenin kendisine tokat atması nedeniyle iş akdini İş Kanununun 16. maddesine göre haklı olarak feshetmiştir. Esasen bu husus mahkemenin de kabulünde olduğu halde davacının manevi tazminat isteği reddedilmiştir. Borçlar Kanununun 49. maddesinde "Şahsi menfaatleri haleldar olan kimse hata vukuunda zarar ve ziyan ve hatanın hususi ağırlığı icap ettiği surette manevi zarar namıyla nakdi bir meblağ itasını dava edebilir..." şeklinde olup, davalının işyerinde ve diğer işçilerin yanında davacıyı tokatlamış olması onun şahsına karşı ağır bir tecavüz mahiyetindedir, işveren de bu kasıtlı ve haksız eyleminden dolayı hiç şüphesiz kusurludur. Bu durumda davacının manevi tazminat talep etme hakkı doğacağından mahkemenin münasip bir meblağa hükmetmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile bu isteğin reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 9.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy