(743 S. K. m. 581) (818 S. K. m. 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem, maddi ve manevi tazminat, yıllık izin ücreti, bayram ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir .
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, murisi Ahmet Sarı'nın davalıya ait işyerinde çalışırken vefat ettiğini çalıştığı dönemde haketmiş olduğu alacakları bulunduğunu ölüm nedeniyle kıdem tazminatı koşulu oluştuğunu ileri sürerek bu işçilik haklarının tamamının maddi tazminat olarak ve ayrıca ölüm olayından dolayı da manevi tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Mahkemece her iki istekte esastan reddedilmiştir.
Çalışan işçi ölmüş ve geriye annesi ve kardeşlerinden oluşan miras şirketi bırakmış olduğu ibraz edilen veraset ilamından anlaşıldığına göre davacının böyle bir davayı yürütebilmesi için diğer mirasçılarında davacı sıfatı ile katılmalarını ya da onların vekil marifetiyle temsil ettirilmelerini böylece davanın yürütmesi gerekirdi. Bu husus dikkate alınmaksızın davanın reddedilmesi usul ve yasaya aykırılık oluşturur.
Belirtilen şekilde taraf teşkili gerçekleştirildikten sonra mahkemece yapılacak iş manevi tazminat dışındaki maddi tazminat adı ile istenen her bir işçilik hakkının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise miktarları üzerinde durularak bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Bu durumda üzerinde durulmayan bir başka husus var ise bu da ayrıca araştırma ve inceleme konusu yapılmalıdır.
Manevi tazminata gelince, Borçlar Kanunun 47 ve müteakip maddeleri açısından değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy