(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre davacı işçinin aynı zamanda işyerinde çalışan diğer işçilere ücretlerini ödeme görevini de yürüttüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece ücretin ödendiğine dair yazılı delil ibraz edilmediği için davacının 10 aylık tüm hizmet süresi boyunca ücretinin ödenmediği sonucuna varılarak ücret alacağı hüküm altına alınmıştır. Dinlenen tanıklar davacının ücretlerini aldığını açıklamışlardır. Her ne kadar ödeme olgusunun tanık anlatımı ile ispatlanması mümkün değilse de, davacının görev ve sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, bu kadar uzun bir süre ücret almadan çalışılmış bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu düşünülmelidir. Böyle bir durumda, davacıya Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 356. maddesi gereğince re'sen yemin teklif olunarak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre davacı dava dilekçesinde 50.000.000 TL ödendiğini açıkladığı halde, bu miktarın mahsup edilmeden hüküm kurulması hatalı olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy