(1475 S. K. m. 13, 14, 36)
Dava: Davacı, fark ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde, taraflar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin birkaç yıldan beri muhasebe servisinde çalıştığı bu çalışması devam ederken mesai saati bitiminde amiri durumunda olan bir görevlinin fatura ile ilgili işleri bitirmesini istediği davacının ise mesai saatinde çalışmak zorunda olmadığını bildirdiği, bundan dolayı da işverenin bir tutanak düzenlemek suretiyle davacının hizmet akdini feshettiği, dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Düzenlenen tutanakta, soyut ifadelere yer verilerek, davacı işçinin uyarılara rağmen verilen görevi yapmadığı belirtilmesi ile yetinilmekte, dinlenen davalı tanıkları da mesai saati içinde verilen işleri davacının yapmadığı şeklinde bir anlatımda bulunmuş değillerdir. Buna karşılık davacı tanıklarından birisi feshin işveren tarafından gerçekleştirildiğini söylemiştir.
İşçinin 1475 sayılı İş Kanunu'nda zorunlu sebeple fazla çalışma yaptırılabileceği, bunun dışında fazla mesai yapmaya zorlanamayacağı öngörülmüştür. Somut olayda da böyle bir durum söz konusu olup zorunlu bir hal mevcut değildir. Böyle olunca fesih işleminin haklı nedene dayanmadığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminat isteklerinin hüküm altına alınması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy