(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası, hafta ve genel tatil gündelikleri ile süt ve yoğurt alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının temyizine gelince:
Davacı kapıcı konut işyerinde çalışırken Kat malikleri kurulunun aldığı bir kararla kimi görevleri yapmaması nedeniyle işine son verilmesi ve tazminatınında ödenmesi kabul edilmiştir. Bu karardan sonra davalı işveren davacının yapmadığı görevleri saymak sureti ile bildirimsiz fesih yoluna başvurmuştur. Davacı bu feshin haksız olduğunu ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde de bulunarak bu davayı açmış, mahkemece her iki tazminat isteği reddedilmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki dinlenen davalı tanıkları kat malikleridir. Öte yandan bu kat maliklerinin anlatımlarında belirtilen hususlar da kanıtlanmış değildir. İhbar ve kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde hizmet aktinin son bulduğunu ispat yükümlülüğü davalı işverene düşer. Bu yükümlülük davaya konu olayda yerine getirilmiş değildir. Kaldı ki kat malikleri karar defterinde alınan kararda da davacı kapıcının tazminatının ödenmesi de kabul edilmiştir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatlarının hüküm altına alınması gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy