(1475 S. K. m. 13, 14, 16)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosya içeriğine göre davacı işçi, davalı işverene ait maden işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile çalışırken işverence ekonomik nedenlerle hizmet akdinin 8.6.1998 tarihinden 31.12.1998 tarihine kadar askıya alındığının davacı işçiye bildirildiği, davacı işçinin de 16.6.1998 tarihli ihtarname ile askıya alma işleminin fesih niteliğinde olduğunu ve zaten 3 aylık ücreti ödenmediği için haklı nedenle fesih hakkının doğduğunu belirterek ihbar ve kıdem tazminatının istediği anlaşılmaktadır.
2. Mahkemece hizmet akdinin davacı işçi tarafından 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16/III. Maddesi uyarınca feshedildiği kabul edilerek davacının kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmış, ihbar tazminatını ise reddine karar verilmiştir.
Davalı işverenin 6 ay gibi uzun bir süre hizmet akdini askıya alması dairemizin yerleşmiş içtihadına göre fesih anlamına gelir. Böyle bir durumda davalı işverenin kıdem tazminatı gibi ihbar tazminatından da sorumlu olması gerekir. Bu durum itibariyle olayın 1475 sayılı İş Kanunu'nun 16/III. Maddesinde öngörülen "zorlayıcı sebep" kapsamına girdiği düşünülemez. Davacı işçinin ihtarnamesinde belirtildiği gibi işveren ekonomik güçlük içinde bulunması sebebiyle işçinin ücretini ödeyememiş ve ücretsiz izine çıkarmak yoluna başvurmuştur. Bunun ise fesih anlamına geldiği açıktır. Böyle olunca ihbar tazminatının da hüküm altına alınması gerekir.
3. Hizmet akdinin işveren tarafından feshedildiği kabul edilince kıdem tazminatı için işverenin feshi tarihinden yürütülmesi gerekeceği kabul edilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy