(1475 S. K. m. 13, 14, 35, 49)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası ile hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat S.O.A geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi hizmet sözleşmesinin 3.9.1998 tarihinde davalı işverence haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek ihbar, kıdem tazminatları ile birkısım işçilik alacakları talebinde bulunmuştur. Davalı işveren ise 1-5.9.1998 tarihleri arasında geçerli bir mazeret olmaksızın işyerine gelmediğini belirterek sözleşmesini haklı olarak feshettiklerini savunmuştur. Mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan ve davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesine göre, davacı işçinin 1.9.1998 tarihinde bir başka işverene bağlı olarak çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Bu olgu davalının savunmasını doğrular mahiyettedir. Diğer yandan davalı şirketin müşteriki olduğu açıklanan O.firmasınca düzenlenen sevk irsaliyelerinde davacının 1-3.9.1998 günlerinde bir kooperatif inşaatı için hazır beton aldığı yazılıdır. Bu belgeler son oturumdan önce sunulmuş, davacı vekilleri asıllarının celbini istemiş, davalı vekili ise diyecekleri için süre taleb etmiştir. Mahkemece sözkonusu belgeler dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Sözkonusu belgelerin davalı şirket adına sevkiyat için düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması uyuşmazlığın çözümü bakımından önemlidir. Öncelikle davalı vekiline bu sevk irsaliyelerine diyeceklerinin sorulması için süre verilmeli ve sözkonusu belgeler üzerinde gerekli araştırma yapıldıktan sonra davacının 1.9.1998 tarihinde bir başka işveren adına düzenlenen işe giriş bildirgesi de tartışılarak kıdem, ihbar tazminatlarına hak kazanıp, kazanmadığı konusunda bir sonuca varılmalıdır. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
2- Davacı işçinin işyerinde fazla mesai yaptığı konusunda dosyaya herhangi bir belge ibraz edilmediği gibi dinlenen tanıklar da bu konuda bir açıklamada bulunmamışlardır. Davacı bu alacağını ispat etmiş değildir. Mahkemece fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacının işyerinde çalıştığı sırada son iki yıl içinde hangi hafta tatili günlerinde çalıştığı müşteri firması olan O. yazılarından anlaşılmaktadır. Buna rağmen bilirkişi tarafından tüm hafta tatillerinde çalışılmış gibi hesaplama yapılması hatalıdır. Davacının son iki yıl için belirtilen çalışma günleri karşılığı hesaplanmalıdır.
Kabule göre ise;
I- Davacı dava dilekçesinde işyerine 1.12.1995 tarihinde girdiğini açıkladığı halde, bilirkişi tarafından 1.11.1995 tarihinden sonrası için hesaplama yapılmış olması Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde yazılı istekle bağlılık kuralına aykırılık oluşturur.
II- Kıdem tazminatı için reeskont faizi yürütülmesi istendiği halde, mahkemece bu tazminata bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde yazılı istekle bağlılık kuralına aykırıdır. mahkemece bu konuda yapılması gereken, davacının kıdem tazminatına hak kazanması durumunda, bu tazminata reeskont faizini geçmemek üzere bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy