(1475 S. K. m. 14) (2822 S. K. m. 61) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem ve kötüniyet tazminatları ile cezai şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.10.2000 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat B.C. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi kötüniyet tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece işverenin kötüniyetli olduğu hususu kanıtlanamadığı gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir. Kötüniyet tazminatı ihbar tazminatının vasıflı bir hali olup, bu istek ihbar tazminatını da içerir. Mahkemece kararın gerekçe kısmında davacının hizmet sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiği görüşü açıklanmış olup, bu kabul şekli dosya içeriğine de uygun bulunduğundan, davacının ihbar tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmelidir.
3- Hüküm altına alınan haksız fesih tazminatı davacı işçinin 18 aylık brüt ücreti tutarı olup, miktarı itibarıyla fahiş olan cezai şarttan Borçlar kanunun 161/son maddesi gereğince indirim yapılmamış oluşu hatalıdır.
4- Davalı işveren haksız fesih tazminatı yönünden davadan önce temerrüde düşürülmemiştir. Bu tazminata dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faize karar verilmesi de hatalı olmuştur.
5- Haksız fesih tazminatı için bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi istenmiştir. Anılan tazminat Toplu İş Sözleşmesi ile öngörüldüğünden 2822 sayılı Yasanın 61. maddesi uyarınca en yüksek işletme kredisi faizinin uygulanması gerekirse de; Hukuk Usulü muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde yazılı olan istekle bağlılık kuralı dikkate alınarak bu tazminata bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi geçmemek üzere en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 65.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.10.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Geçici işçi olarak çalıştırılan davacıdan davalı Belediye'de vize alınmadan çalıştırıldığının yeni seçilen Belediye Başkanı tarafından saptanması üzerine, ilgili makamdan vize talebinde bulunduğu ve sözleşmeleri vize gelinceye kadar askıya aldığı, davacının bu işlemi müteakip dava açma yolunu seçerek fesih iradesini ortaya koyduğu ve akdin davacı tarafından haklı olarak feshedildiği anlaşıldığından kıdem tazminatının hüküm altına alınması doğru isede, ihbar tazminatı ve Toplu İş Sözleşmesinin 26. maddesinde düzenlenen cezai şart alacakları talep edilemez. Bu yönlerden daire çoğunluğu kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy