(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendiği gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı Konya Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği 12.6.2000 tarihli şikayet dilekçesinde davalı işyerinde çalıştığını 181.000.000 TL. ücret alacağı bulunduğunu bunu alamadığı için iş akdini tek taraflı olarak feshettiğini belirtip ücretini ve kıdem tazminatının ödetilmesini istemiş, İş Müfettişi tarafından yapılan tahkikat sonucu davacının 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesine göre 6 haftalık ihbar tazminatı 14. maddesine göre kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret olmak üzere brüt 476.505.288 TL. ücret alacağı olduğu ve ödenmesi gerektiği davacı ve işverene bildirildiği, bu bildirim üzerine davacının aynı Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği 31.10.2000 tarihli dilekçede işverene yazılan yazı üzerine davalı işverenin kendisine 50.000.000 TL. ödeme yaptığını, geri kalanı ödemediğini bildirerek yasal işlem yapılmasını istemiş bunun üzerine anılan müdürlükçe 6.11.2000 günlü yazı ile dava konusu iş mahkemesine intikal ettirilmiş davacı tarafından ilk oturumda verilen katılma dilekçesinde Bölge Çalışma Müdürlüğü yazısına atıf yapılarak ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti ve ücret alacağı olarak 467.505.288 TL. alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece istekler yanlış değerlendirilerek tüm dava konusu miktar ücret alacağı olarak hüküm altına alınmıştır. Davacının istekleri yukarıda açıklandığı gibi, ihbar, kıdem tazminatı ücret ve yıllık izin ücreti alacaklarından ibarettir.
Kıdem tazminatı, ücret ve izin ücreti alacaklarının mevcudiyeti müfettiş tespitinden ve dosya içeriğinden anlaşılmakta ise de bunların miktarları alacak nevilerine göre ayrı ayrı belirlenmeli ve davacının 31.10.2000 tarihli dilekçesinde olduğunu bildirdiği 50.000.000 TL. da tenzil edilerek bakiye anılan alacaklar ayrı ayrı ve kalem kalem hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davacı Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği 12.6.2000 tarihli dilekçede, ücret alacağının ödenmemesi sebebi ile hizmet akdini kendisinin feshettiğini açıkladığına göre haklı nedenle de olsa akti feshedenin ihbar tazminatı talep etmesi mümkün olmadığından ihbar tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü de ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiyle iadesine, 19.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy