(1475 S. K. m. 14, 18)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün suresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.10.2001 Salı günü tayın edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat O. Tutkun geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalı bankaya ait şubede muhasebeci olarak çalıştığı sırada 30.7.1997 tarihinde bir banka müşterisine hatalı olarak vadesiz mevduat hesabı açtığı ve çek karnesi verildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu hesaptan ödenmek üzere keşide edilen çekin ödeme için bankaya sunulduğunda 14.5.1998 tarihinde karşılığının bulunmadığı anlaşılmış ve bu şekilde çek hesabının adi şirket yerine Limitet Şirket adına açıldığı ortaya çıkmıştır. Daha sonra çek hamili tarafından davalı banka aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda, bankanın gerçekleşen zararın yarısından sorumlu olduğuna dair karar verilmiş, bu kararın kesinleşmesinden sonra banka tarafından 15.8.2000 tarihinde ilgili üçüncü şâhısa ödeme yapılmıştır.
Somut olayda 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde yazılı olan hak düşürücü sürelerin geçip geçmediği hususu uyuşmazlığı oluşturmaktadır. Mahkemece, banka tarafından ödeme tarihi dikkate alınarak bu hak düşürücü sürenin geçmediği kabul edilmiş ve davalı işverence disiplin kurulundan da geçirilmek suretiyle 6.9.2000 tarihinde yapılan feshin haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Ne var ki anılan maddede fesih hakkının, feshe neden olan davranışların öğrenilmesinden itibaren 6 işgünü ve herhalde fiilin vukuundan itibaren bir sene içinde kullanılması gerektiği hususu öngörülmektedir. Davalı banka şubesince bir ihmal sonucu yanlış hesap açıldığı çekin ödeme için ibraz edildiği 14.5.1998 tarihinde öğrenilmiştir. Ayrıca 1998 yılı içinde çek hamili bu olaya bağlı olarak uğradığı zarar nedeniyle davalı banka aleyhine dava açmış olduğundan, bu şekilde zarara yol açan eylem öğrenildiğine göre fesih hakkının da bu tarihten itibaren kullanılması gerekirdi. Davalı banka bu yola gitmediği gibi davacıyı bir başka şubeye terfi ettirmek suretiyle şube müdürü olarak atamıştır. Mahkemece davalı banka tarafından 3. şâhısa yapılan ödeme tarihinin hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak esas alınması hatalıdır. Böyle olunca davalı banka tarafından süresi içinde fesih hakkı kullanılmadığından davacı işçinin ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü gerekirken mahkemece reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz, olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy