(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı taraf 16.9.1995 tarihli davacı işçinin imzasını taşıyan bir ibraname ibraz etmiştir. İbranamede kendi isteği ile ayrıldığını ve izin hakkını da kullandığını açıklamıştır. Mahkemece ibranamenin işe girerken alındığı kabul edilerek bu belgeye değer verilmemiştir. Ancak, işe girerken alındığı konusunda dosyada bir delil mevcut değildir. Dinlenen davacı tanıkları da bu konu ile ilgili bir anlatımda bulunmamışlardır. Bu durumda ibranamenin geçerli sayılması gerekir. Bunun sonucu olarak da gerek ihbar ve kıdem tazminatları gerek izin alacağı ile ilgili talepler reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, genel tatil çalışmaları karşılıkları ve izin ücreti taleplerinde bulunmuştur.
Dosya içinde bulunan ibraname davalı tarafından delil olarak dosyaya sunulmuştur. Mahkeme ibranameye değer vermemiştir. İbranamede ... 16.9.1995 tarihinde kendi isteğim ile ayrılıyorum. Kanuni hiçbir alacağım kalmamıştır. Maddi ve manevi tüm haklarımı kullandım, izin haklarımı kullandım... denilmektedir.
Davacı ibranameyi kabul etmediğini ve işe girerken alındığını ileri sürmüştür.
Davalı ise davacının istifa suretiyle işten ayrıldığını ve bu nedenle tazminat alamayacağını savunmaktadır. İbranamede kanuni hiçbir alacağın kalmadığı ifade edilmektedir. Bu sözlerin anlamı çalışma süresi ile ilgili tüm alacakların kendisine ödendiğidir. Yapılacak ödemeler arasında ihbar ve kıdem tazminatlarının da bulunacağı tabiidir. İstifa ettiği yazılı olan bir kişiye bu hakların ödenmeyeceği temel kuraldır. İbraname adı altında verilen belgeler ödemelerin sonucu olarak düzenlenmektedir. İstifa ettiği ileri sürülen kişiye ihbar ve kıdem tazminatları ödenmeyeceğine göre belge kendi içinde çelişkili olup, Dairemiz uygulamalarına göre çelişkiler taşıyan ibranameye değer verilemez.
Ayrıca belgede yazılı maddi ve manevi tüm haklarımı kullandım... sözleri de belgenin sıhhati açısından şüpheler doğurmaktadır. Manevi haklardan ne kastedilmektedir. Maddi haklar nedir? Bu hususlardan da anlaşılacağı şekilde işveren işe girerken ileride doğabilecek maddi ve manevi tazminatlardan kurtulabilmek amacıyla bu şekilde bir belge düzenlemiş ve davacıya imzalatmıştır. Ayrıca ortada doğmuş maddi ve manevi bir hakta bulunmadığından, doğmamış bir hakkın ibrası da söz konusu olamayacağından kendi içinde çelişkili ve baştan itibaren hükümsüz olan belgenin ibraname olarak değerlendirmeye alınamayacağı görüşleriyle Daire bozma kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy