(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflarca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince;
1999 Kasım-Aralık ve 2000 yılı Ocak-Şubat ücretlerinin ödenip ödenmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece anılan ayların ücretlerinin ödenmediği düşünülerek hüküm altına alınması cihetine gidilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı 03.12.1999 tarihinde 20 günlük rapor almıştır, akabinde de işverene bir dilekçe vererek rapordan sonra kullanmadığı iki yıllık iznini kullanacağını ve kullandıktan sonra da işten ayrılacağını bildirmiştir.
Dosya içinde bulunan ücret bordrolarında çalışan işçilerin isimleri arasında davacı da gösterilmiştir. Daha sonraki bir tarihte yani Mart 2000 tarihinde ücret bordrolarının arkasına davacının adının sehven gösterildiği düşülmüştür.
İşverenlikçe bir yandan çalışan işçilerin isimlerine yer verildikten sonra kendiliğinden bunlardan birinin çalışmadığı şeklinde bir notun bordroların arka tarafına düşülmesi inandırıcı değildir. Bundan başka olayların gelişmesi ve davacının daha önce işverene verdiği dilekçe içeriği akdin devam ettiğini göstermektedir.
Bu yazılı belgelere karşı davalı tarafından ibraz edilen bir başka belgeye yer verilmiş değildir. Bu durumda raporlu süre sonundan itibaren davacıya iki yıllık iznini kullanma imkanı sağlandığı kabul edilmelidir. Bu konuda ayrıca belirtilmelidir ki, davacının işverene iznini kullanma isteğini içeren bir dilekçe verdiği gibi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de ayrı bir dilekçe ile başvuruda bulunmuştur.
Dosya içinde yer alan 13.12.1999 tarihli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün işverene gönderdiği yazıda da bu dilekçeden bahsedilmektedir. Bu durumda da Aralık ayında davacı raporlu olduğu için raporlu olduğu süre içinde ücret isteyemez.
Böyle bir ücretin ödenmesi gerektiğine dair hizmet sözleşmesinde bir açıklık yoktur. Raporlu süreden sonraki süre için ise izinli olduğu kabul edilerek ücretlerinin ödenmesi gerektiği düşünülmelidir ki, mahkemenin de kabulü bu doğrultudadır. Özetlenecek olursa Aralık ayındaki 20 günlük raporlu süre için ücret alacağı reddedilmelidir.
1999 yılı Kasım ayı ücretine gelince, ücretin ödendiğinin ispatı davalı işverene düşer. Bu konuda davalı cevap dilekçesinde yemin teklifinde bulunmuştur. Bu konuda mahkemece yemini eda edip etmeyeceği konusu üzerinde durulmadan Kasım ayı ücretinin hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy