(1475 S. K. m. 13, 14) (1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Hüküm süresi içinde, davalılardan Akpaş AŞ. ile davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davacının davalı Akpaş Maden Pazarlama ve Ticaret AŞ. ile yaptığı hizmet sözleşmesiyle 1.8.1986 - 31.10.1997 tarihleri arasında işyeri hekimi olarak çalıştığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar hükmü yer almıştır. Davacının hizmet akdiyle davalı işyerinde işyeri hekimi olarak kısmi çalışma yaptığı tartışmasızdır. Mahkemece davacının daha önce vergi mükellefiyeti bulunan serbest çalışması nedeniyle 1479 sayılı Bağ-Kur Kanununa tabi olması gerektiği için anılan Sosyal Güvenlik Kurumuna kaydı olmamasının kendi kusuruna dayandığı gerekçe gösterilerek hizmet tespiti talebini reddetmiştir.
1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinde sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar Bağ-Kur sigortalısı sayılmakta olup davacı Bağ-Kur Sigortalısı olsaydı SSK'na tabi hizmet tespitinde hukuki yararı bulunmadığından bu istem reddedilebilecekti. Ancak işyeri hekimi olan davacının davalı işverene hizmet akdiyle bağlı olarak yaptığı çalışma kısmi de olsa işçilik alacak ve hakları ile birlikte Sosyal Sigortalar Kanunu yönünden değerlendirilerek hizmet tespiti davasının da kabulü gerekirken mahkemece yazılı şekilde reddi hatalıdır.
3-) İhbar tazminatı fesih tarihinde davacı tarafından istenmediğinden davalının o tarihte temerrüde düşürüldüğünden söz edilemez. Bu nedenle ihbar tazminatına dava tarihi yerine fesih tarihinden faiz yürütülmüş olması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Hizmet tespitine ilişkin mahkeme kararları ile işçilik alacaklarına dair kararların Yargıtay da inceleme mercileri ayrıdır. Tespit kararlarını inceleyen Yargıtay dairelerinin tespitte üzerinde durdukları ilkeler ile işçilik alacaklarıyla ilgili kararları inceleyen dairemizin ilkeleri zaman zaman farklılık arz etmekte olup hizmet tespitleri konusunda farklı sonuçlara ulaşılabilmektedir. İçtihat aykırılıklarına da sebebiyet verilmemesi bakımından önce hizmet tespiti davası görülüp daha sonra tespit edilen hizmet süresine göre işçi alacakları için ayrı dava açılması gerektiği düşüncesindeyim. Bu itibarla mahkemece yapılacak iş, tespit davası ile işçilik alacakları davasının ayrılması, tespit davası neticelendirildikten sonra işçilik alacakları ile ilgili davanın sonuçlandırılmasıdır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy