(1086 S. K. m. 87)
Taraflar arasındaki, ihbar tazminatı, fazla çalışma parası, ücret, ikramiye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 27.11.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar adına Avukat S. Tugay ne karşı taraf adına Avukat A. Çil geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacının davalılardan Eyha Haber Ajansı AŞ. işçisi olduğu gerekçesiyle diğer davalı Ey-TV Radyo Televizyon Yay. AŞ. hakkında açılan davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir. Ne var ki dosyada bulunan 27.4.1998 tarihli ücret belgesinde davalılardan Ey-TV kaşesi ve Ankara temsilcisinin imzası bulunmakta ve davacının aldığı ücret belirtilmektedir. Yine sözleşmesinin feshinden sonra meclis giriş kartının iptali için yazının Ey-TV tarafından yazıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları da her iki şirketin arasındaki organik bağdan söz etmişler, nitekim şirketler ortaklarının bir kısmının aynı olduğu, bazılarının ise aynı soy ismi taşımakla birlikte isimlerinin farklı olduğu ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının aralarında bağ bulunan her iki davalı şirket işçisi olarak çalıştığı anlaşıldığına göre mahkemece davalı Ey-TV Radyo Televizyon Yay A.Ş. yönünden davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmesi hatalıdır.
3- Islah dava dilekçesinin baştan itibaren düzeltilmesi işlemidir. Mahkemece ıslah dilekçesi ile arttırılan miktarlar yönünden ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi hatalıdır. Hüküm altına alının alacaklara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine dair karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Karşo Oy: HUMK. nun 87/son cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptalinden önce fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan kısmi davada dayalı önceden temerrüde düşürülmemişse, dava açılmakla oluşan temerrüdün ilk kısmi davaya konu alacaklarla ilgili olduğu, bilahare açılan ek davada istenen bakiye alacaklarla ilgili olarak ek dava tarihi itibariyle borçlunun temerrüde düşürüldüğü, bunun sonucu olarak ek davaya konu alacaklara ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, gerek dairemiz, gerek Hukuk Genel Kurulunca istikrarlı şekilde kabul edilmektedir.
Anılan Anayasa Mahkemesi kararından sonra, ilk davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuşsa, ek dava açılmasına gerek kalmadan, açılan ilk davanın yargılaması sırasında ek davaya konu olabilecek bakiye alacaklar ıslah yoluyla istenebilmektedir.
Dava konumuz da böyle bir ıslah söz konusudur. Burada ıslah yoluyla istenen bakiye alacaklarla ilgili olarak faiz başlangıcı ilk dava tarihimi, yoksa ıslah tarihimi olacaktır.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı, harç alınması, zaman aşımı ve temerrüde düşürülme gibi usul ve yasa hükümlerini değiştirmiş değildir. Bu nedenle ilk kısmi davada istenen miktarla ilgili olarak önceki gibi faiz başlangıcının ilk dava tarihi, ıslah sureti ile istenen bakiye alacaklara da ise, ıslah talebi ile ilgili harcın yatırılma, başka bir anlatımla ıslahın gerçekleştiği tarihin faiz başlangıcı olarak kabulü gerekir.
Bu sebeplerle daire çoğunluğunun ıslaha konu bakiye alacaklara ilk kısmi dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği yolundaki bozma kararına katılamıyorum.
Kararın bu yönden de onanması görüşündeyim.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy