(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, daimi işçi kadrosuna alınmadığından bahisle, davalı kurum işleminin iptaliyle daimi işçi kadrosuna alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istek gibi karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay Kararı
Davacı davalı işyerinde hizmet akdiyle geçici işçi pozisyonunda çalışmakla iken 26 Ekim 2000 tarihinde işverenle sendika arasında yapılan protokol uyarınca daimi işçi kadrosuna geçirilmesi gerekirken bunun yapılmadığından daimi işçi kadrosuna alınmama işleminin iptaliyle daimi işçi kadrosuna alınmasını istemiştir.
Davalı davanın idare mahkemesinde açılması gerektiğini, süre geçirildiği için bu davanın dinlenemeyeceğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğundan reddini savunmuştur.
Mahkemece fesih işleminin hakkaniyete ve hukuka aykırı bulunduğunu, yeniden işe almanın idarenin taktiri olduğu gerekçesiyle davacının davalı idareye bağlı birimlerde daimi işçi kadrosuna alınmama işleminin iptaline karar verilmiş, karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden Türk-İş Genel Başkanıyla Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı ve beş bakan tarafından imzalanan protokolün 1 inci maddesinde 2000 yılında belirli hizmet akdiyle (geçici veya mevsimlik) işçi pozisyonlarında uzun süredir çalışmış olan ve 26 Ekim 2000 tarihinde çalışmaya devam edenlerin 2 Şubat 2001 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrolarında işe başlatılacakları hükme bağlanmıştır.
Ancak davacının davalı Bakanlığın Elazığ Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü, Milli Parklar ve Av-Yaban Hayatı Başmühendisliğinin 05/02/2001 tarihli yazısında 31/10/2000 tarihinden itibaren 3 ay boyunca geçici işçi pozisyonunda görevini aksatmadan mesaiye devanı ettiği halde Bakanlığın 02/02/2001 tarih ve PDİ. 1/965 sayılı emirleri gereğince daimi işçi kadrosuna alınacak işçi listesinde isminin bulunmaması nedeniyle ve aynı emir gereğince geçici işçi pozisyonunun da sona erdiği belirtilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin iş aktinin feshedilmesini dava konusu yapmamıştır. Protokol uyarınca 3 ay ücretsiz çalışan davacının daimi işçi kadrosuna alınmama işleminin iptali istenilmiş ise de, davaya dayanak yapılan protokol Türk-İş Konfederasyonu başkanı tarafından imzalanmıştır. Toplu İş Sözleşmesi işveren veya işveren kuruluşlarıyla işçi sendikaları arasında bağıtlanabilir. İşçi Konfederasyonunun toplu İş Sözleşmesi niteliğinde protokol yapması mümkün değildir. Davacının Sendika üyesi olsa da bağlı bulunduğu Konfederasyonun taraf olduğu protokol daimi işçi kadrosuna geçirilme yolunda normatif hüküm içeremez. Bu protokol işveren tarafının yönetim hakkını kısıtlayamaz. Dolayısıyla işçinin daimi işçilik kadrosuna geçirme işlemi konusunda iş mahkemesinin kurucu bir karar alması söz konusu edilemez.
Öte yandan, davacı ücret almadan çalıştırıldığı, sürenin ücretini isteyebileceği gibi haksız feshin sonuçlarına göre işverenden tazminat da talep edebilir. Bunun dışında davacının iş mahkemesinde daimi işçi kadrosuna geçirilmeme işleminin iptalini istemesi yasal dayanaktan yoksun bulunmaktadır.
Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2001 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy