(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem, kötü niyet ve iş güvencesi tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, bir grup arkadaşı ile birlikte toplu olarak işten çıkarıldığını, akdin feshinden sonra yeni işçi alındığını belirterek kötü niyet tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece istek doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
İşyerine yeni işçi alınmış ise de davacının yerine işçi alınmadığından bu durum kötüniyetin varlığını gösteremez. Kötüniyetin ayrıca kanıtlanması gerekir. Somut olayda davacı işçi, hizmet akdinin kötüniyetli olarak feshedildiğini kanıtlamış değildir. Bu nedenle anılan isteğin reddine karar verilmeli, ancak bu talebin ihbar tazminatı isteğini de kapsadığı düşünülerek ihbar tazminatına hükmedilmelidir.
3- Davacının öğretmen olarak çalıştığı anaokulu işyerinin kapatılması üzerine akdin feshedildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda haksız ve keyfi bir nedenle akdin feshinden söz edilemeyeceğinden Toplu İş Sözleşmesinin 16. maddesinde düzenlenen iş güvencesi tazminatının hüküm altına alınması da doğru değildir.
Kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy