(1475 S. K. m. 14)
Dava : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağının ödetilmesine karşı davacı ise ihbar tazminatı ve maaş iadesi alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, her iki davayı da kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de: HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalıya ait Şişli Şube Müdürlüğü görevini yürütürken 11.4.2000 tarihinde Genel Müdürlük İnsan Kaynakları Ünitesine vermiş olduğu bir dilekçe ile 13.4.2000 tarihinden itibaren bir aylık yıllık ücretli izin istemesinin bulunmuş olup, bu istek Bankaca olumlu karşılanmıştır. Dosya içeriğine göre davacının izin isteminin nedeni yapacağı bir aylık gibi kısa süreli muvazzaf askerlik dolayısıyladır. Askerlik görevini yapmakta iken davacı şube müdürü bu kez 28.4.2000 tarihinde şubeye bir dilekçe göndererek Askerlik nedeniyle sözleşmesini feshettiğini açıklamıştır. Bu son dilekçe şubede 3.5.2000 tarihinde kaydedilmiştir. Davacının izin süresi 14.5.2000 tarihinde sona erdiğinin ertesi günü 15.5.200 tarihinde bu kez Genel Müdürlük makamca bir dilekçe ile başvurarak, daha önce şube müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçenin bir suretini de eklenmek suretiyle sözleşmesini askerlik nedeniyle feshettiğini yinelemiştir.
Yine dosya içeriğinden davacının 15.5.2000 tarihinde bir başka işyerinde iş bulmuş olduğu ve o işe başladığı da tespit edilebilmektedir.
Davacı askerlik nedeniyle sözleşmesini feshetmek suretiyle doğrudan doğruya yetkili makam olan bankanın insan kaynakları müdürlüğüne başvurması gerekirken nitekim bu olayların gelişmesi sırasında dilekçeler hep Genel Müdürlüğü verilmiştir. Feshe ve diğer işlemleri yapmaya veya yürütmeye yetkili makam Genel Müdürlüktür. Bu bakımdan şubeye verdiği dilekçe hukuki sonuç doğurmaz. Gerçekten davacı da bu durumu bildiği için askerlik dönüşü Genel Müdürlüğe verdiği dilekçeyi şubeye verdiği dilekçenin suretini eklemek ihtiyacını hissetmiştir.
Sonuç: Bu maddi ve hukuki olgular ve ayrıca yerel mahkeme kararında gösterilen sebepler karşısında kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 22.11.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : Davacı, davalıya ait işyerinde Şişli Şube Müdürü olarak çalıştığı sırada verdiği 11.4.2000 tarihli dilekçesinde aynen "13 Nisan 2000 tarihinden itibaren 1 aylık izin kullanmak istiyorum. Söz konusu süre boyunca Şube Müdürlüğüne Müdür Yardımcısı Serap Gürsen vekalet edecektir. Müsaadelerinize arz ederim" diyerek izin isteğinde bulunduğu ve izne ayrıldığı, işyerinden izinli olduğu sırada 13.4.2000 tarihinde kısa dönem askerlik yapmak üzere Askeri Makamlara teslim olduğu, Muazzaf askerliğini yaptığı sırada ESBANK T.A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürlüğüne hitaben yazdığı 28.4.2000 tarihli dilekçede aynen "Muazzaf Askerlik hizmeti nedeni ile istifa ediyorum. 9 yıl 3 aya tekabül eden kıdem tazminatı ve 214 günlük birikmiş izin parasının ödenmesini arz ederim" diyerek hizmet akdini askerlik sebebiyle sona erdirdiği bu dilekçenin davacının görevli olduğu davalı işverenin Şişli Banka Şubesine verildiği ( Şubeye veriliş tarihi kanıtlanamadı ) ve 13.5.2000 günü davalı Genel Müdürlük kayıtlarına intikal ettiği anlaşılmaktadır. ( bilirkişi tarafından tespit bu yolda )Bu tarihte hizmet akdinin askerlik nedeni ile davacı tarafından sona erdiğinin kabulü gerekir.
Zira bu tarihte davacının muazzaf askerlik hizmeti devam etmektedir.
Davacının, yukarıda anılan 28.4.2000 tarihli akdi askerlik sebebiyle sona erdirdiğine dair dilekçesinin bir suretini ekleyerek davalı işverene yazdığı ve işveren kayıtlarına 18.5.2000 günü giren 15.5.2000 tarihli dilekçesinde aynen "muazzaf askerlik nedeni ile yazmış olduğunu istifa mektubum ektedir, gereğini arz ederim" diyerek daha önce 13.5.2000 günü genel müdürlüğe ulaşan askerlik sebebiyle fesih iradesini yenilediğini, daha önce 13.5.2000 günü akit sonu erdiğinden 15.5.2000 günlü tespit yazısını sonuca etkili olamayacağı kabul edilmelidir.
Daire çoğunluğunun davacının, çalıştığı şubeye verdiğini kabul ettiği fesih dilekçesinin hukuki sonuç doğurmayacağı görüşüne tebligat yasasının 12. maddesi düzenlemesi karşısında katılmak mümkün olmadığı gibi bu dilekçe davalı Genel Müdürlüğe yukarıda açıklandığı gibi askerlik hizmeti devam ederken 13.5.2000 tarihinde intikal etmiştir.
Böyle olunca davacının kıdem tazminatı isteği kabul edilmeli, davalının ihbar tazminatı ile ilgili mukabil davası red edilmelidir.
Mahalli mahkemenin kararının bu yönden de bozulması görüşünde olduğumdan, daire çoğunluğunun onama kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy