(1475 S. K. m. 14, 17/2-d, 18)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 1.5.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat A. Özpınar ile karşı taraf adına Avukat H. Kalender geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davalı işverenin fesih hakkını 1475 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde öngörülen 6 işgünlük süresi içinde kullanılmadığı gerekçesiyle davacının talebi doğrultusunda ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçi ile ilgili olarak banka teftiş raporu 9.2.1999 tarihli olup bu rapor üzerine toplu iş sözleşmesinin 63. maddesi gereğince işçi-işveren ilişkileri kurulu toplanmış ve 3.3.1999 tarihinde davacının sözleşmesinin feshine karar verilmiştir. Mahkemece bu kurul kararından itibaren 14 gün geçtiğinden söz edilerek hak düşürücü süre içinde fesih hakkının kullanılmadığı kabul edilmişse de, bu kararın feshe yetkili makama ulaştığı tarih üzerinde durulmamıştır. Gerçekten davalı banka personel talimatnamesinde feshe yetkili makam banka umum müdürlüğü olduğuna göre, hak düşürücü sürenin kurul kararının umum müdürlüğüne ulaştığı tarihten itibaren işlemeye başlayacağı kabul edilmelidir. Anılan karar, üzerindeki havale yazısına göre 17.3.1999 günü feshe yetkili makama bildirilmiştir. Davalı işverence fesih yazısı 17.3.1999 tarihinde davacı işçiye bildirilmiş olup, bu durumda hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Davacı işçinin bankada çalıştığı sırada ASKİ faturalarıyla ilgili olarak usulsüzlük yaptığı ve bir miktar parayı kendisinin kredi kartları ödemeleri için kullandığı kendi beyanıyla sabit olup, bu husus mahkemece de kabul edildiğine göre ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy