(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait işyerinde bekçi olarak çalışırken birer saat ara ile saatleri kurma görevini aksattığı için kendisine 1 yevmiye ücret kesimi cezası verildiği, feshe neden olan olayda da beş gün içinde birkaç kez altı ya da on dakika gecikme ile saati kurduğu, bir defada da hiç kurmadığı konularında uyuşmazlık yoktur. Davacının bu görevi yerine getirmediği için sözleşmesi feshedilmiştir. Mahkemece, yukarıdaki verilere göre feshin haklılığına karar verilmiş, ihbar ve kıdem tazminatı istekleri de reddedilmiştir.
Davacının uzun bir süreden beri işyerinde çalıştığı, bu süre içinde birkaç kez saati kurmadığı tartışmasız ise de feshin sonuçlarının ağır olması dikkate alınarak bu eylemin işe bir defa geç gelme eylemi gibi hoşgörü sınırları içinde kaldığı düşünülmelidir. Eylem ile ceza arasında adil bir oranın olması gerektiği hukuk devletinin de bir unsurudur. Bu olayda da üç beş dakika gecikme ile saatin kurulması nedeniyle fesih yoluna gidilmesi ağır bir ceza niteliği taşır. Daha hafif bir ceza ile yetinilebilirdi. Tüm bu hususlar dikkate alınarak feshin haksız olduğu kabul edilmeli ve ihbar, kıdem tazminatları hesaplattırılarak hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy