(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi kendisine ihbar öneli verilmeden sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece dosya içinde bulunan 12.7.1999 tarihli fesih bildiriminde davacının sözleşmesinin 6.9.1999 tarihinde bozulacağını bildirildiği dikkate alınarak ihbar tazminatı isteği reddedilmiştir. Ancak anılan belgenin incelenmesinde 1475 sayılı İş Kanununun 19 uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde yeni iş arama izninin verilmediği açıkça görülmektedir. Bu durumda Yasa kurallarına uygun bir önel verildiği kabul edilemeyeceğinden bilirkişi tarafından hesaplanan ihbar tazminatı bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır.
3- Davacı kıdem tazminatı için başlangıç tarihini ve türünü göstermeksizin faiz isteğinde bulunmuştur. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre başlangıç tarihi gösterilmeksizin faizin istenmiş olması halinde kıdem tazminatı için fesih tarihinden faizin yürütülmesi gerekir. Yine dava dilekçesinde faizin türünden söz edilmemiş olması, halinde de faizin mevduata uygulanan en yüksek faiz olarak kabulü gerekir. Bu çözüm şekli iş hukukunun işçiyi koruyuculuk ilkesine de uygundur. Böyle olunca kıdem tazminatı için akdin feshinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.01.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy