(4857 S. K m. 17, 41, 46) (1475 S. K m. 13, 14, 35, 41)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ile hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davcıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 07.05.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan STFA Holding adına Avukat Serrah kaleli ile karşı taraf adına Avukat Mennan Evren geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı işçi davalılardan STFA Enerji Telekomünikasyon Sanayi ve Ticaret AŞ.'ye ait işyerinde çalışmış, ücreti onun tarafından ödenmiş ve böylece aralarında tam bir hizmet akdi ilişkisinin kurulmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı bu Anonim Şirketin yanında diğer davalı STFA Holding AŞ.'nin de sorumlu olması gerektiği ileri sürülerek onun hakkında da dava açmış ve mahkemece de bu istek gibi her iki davalının sorumluluğu cihetine gidilmiştir. Ancak her iki davalının ticaret ünvanlarından da anlaşılacağı üzere ayrı ayrı anonim şirketler olduğu görülmektedir. Kural olarak arada organik bir bağ bulunmadığı hallerde şirketlerin sorumluluklarının birbirinden farklı olması gerektiği açıktır. Bundan başka işe alma ve çıkarmada görev yerlerini belirlemede holdingin bir etkisi mevcut ise o takdirde de holdingin işçilik haklarından sorumlu tutulması mümkün olabilir. Mahkemece bu konular üzerinde bir araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın davalı holdingin de sorumlu tutması hatalıdır.
2- Davacının temyizine gelince;
a ) Davacının imzasını taşıyan ücret tediye makbuzları esas alınarak tazminatların hesaplanması gerekirken, imzasız ücret pusulasının dikkate alınması hatalıdır. Davacıya aylık 30.300.000 TL. yemek bedelinin de her ay ödendiği davalının kabulünde olup, buna göre tazminat hesapları yapılmaktadır.
b ) Davacı işçi işyerinde fazla mesai yaptığını iddia etmiş, gösterdiği tanıklarda bunu doğrulamışlardır. Davalı işveren ise ücret tediye makbuzlarıyla yapılan ödemenin içinde fazla mesai ücretinin de yer aldığını savunmuştur. Bu savunmaya değer verebilmek için taraflar arasında buna dair bir sözleşmenin yada yazılı bir belgenin olması gerekir. Dosyaya sunulan imzasız ücret pusulasına dayanılarak fazla mesai ücretlerinin ödendiği sonucuna varılması hatalıdır. Dosya içeriğine göre bir değerlendirme yapılarak fazla mesai alacağının tespiti gerekir.
c ) Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi tarafından bir davacı tanığının anlatımına göre hafta tatili alacağına hak kazanmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak bu tanık, hafta sonu çalıştıklarında hafta içinde izin kullanmadıklarını belirttiği halde bu beyanı hafta içinde izin kullandıkları şeklinde değerlendirilmiştir. Böyle olunca, dosya içeriği yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak hafta tatili alacakları belirlenerek hüküm altına alınmalıdır.
d ) Ayrıca belirtmek gerekir ki, davalı tarafından usulüne uygun olarak zamanaşımı defi ileri sürüldüğüne göre bu husus da gözetilerek fazla mesai ve hafta tatili alacakları bakımından hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya, davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy