(2004 S. K. m. 32, 58, 67) (1086 S. K. m. 45)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalı Belediye tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ücret alacağının tahsili amacıyla takip talebinde bulunmuş itiraz üzerine takip durmuştur. İtirazın iptali ve takibin devamı isteğiyle açılan bu davada mütalaasına başvurulan bilirkişi düzenlediği raporda ücret alacağını belirlemiştir. Bu miktar talepnamede davacı tarafından istenen miktardan farklıdır. Yargılamayı gerektirdiği yani likit olmadığı açıktır. Mahkeme dahi bilirkişi aracılığıyla ücret alacağını belirlemiştir. Bu koşullarda icra inkar tazminatının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Ayrı ayrı açılmış olan davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi de usul hukuku ilkelerine uygun düşmez. Gerçekten her bir işçinin ücret alacağı ve ödenmeme süreleri farklıdır. Mahkemece verilen kararların denetlenmesi de temyiz aşamasında güçlükler arzetmektedir. Burada da davaların tefriki cihetine gidilerek her bir işçi için ayrı ayrı karar verilmelidir. Bu hususun dikkate alınmaması ayrı bir bozma sebebi sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy