(1475 S. K. m. 17/2)
Dava: Davacı, eğitim giderinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazı yerinde değildir
2- Davacı banka ile davalı çalışan arasında bağıtlanan 13.7.1998 tarihli hizmet sözleşmesinin yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi başlıklı 5/1 maddesinde Çalışan, eğitim süresince, işverene hiçbir hizmet vermeksizin, çok yoğun ve özel bir eğitimden geçeceğinden, her ne suretle olursa olsun eğitim süresinin bitiminden itibaren 24 ay tam olarak dolmadan Bankadan ayrıldığı veya hizmet sözleşmesi İş Kanunu'nun işverenin bildirimsiz feshini düzenleyen 17/II. Maddesi gereği feshi halinde, 9000 USD tazminatı, ayrılma veya fesih tarihinden, ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçecek süre için % 15 oranında hesaplanacak faizi ile birlikte ve çalıştığı süre ile orantı yapılmaksızın, itirazsız ödemeyi, beyan ve taahhüt eder... denilmektedir. Yine sözleşmenin 5/2. maddesinde ise; Bankada eğitim süresinin bitiminden itibaren iki tam yıl dolmadan, İş Kanunu'nun 17/II. Maddesindeki şartlardan herhangi birisinin gerçekleşmesi hali müstesna olmak üzere çalışanın hizmet akdini feshettiği takdirde, aynı şekilde hesaplanacak meblağı ödemeyi beyan ve taahhüt eder.. şeklinde düzenleme yer almaktadır. Davalı çalışan 13.7.1998 tarihli sözleşme ile davacı bankada 27.7.1998 tarihinde işe başladığı ve sözleşmenin 4/2. maddesinde, davalıya 27.7.1998 - 11.12.1998 tarihleri arasında Yönetici adayları özel bankacılık eğitimi verileceğinin işverene taahhüt edildiği ve bu eğitimin belirtilen tarihler arasında verildiği ve davalının 31.8.2000 tarihli istifa dilekçesi ile iş akdini 19.9.2000 tarihin de sona erdirdiği ve 19.9.2000 tarihinde diğer davalı bankada çalışmaya başladığı konularında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkeme sözleşmenin 5/1. maddesinde ki düzenlemenin, davalıya eğitim süresince yapılmış eğitim giderlerinin eğitim süresinin bitiminden itibaren 24 ay içinde istifası halinde geri alınmasını amaçlayan nitelikte olduğunu vurgulayarak davalının çalışmadığı sürenin çalıştığı süreye orantılanması sonucunda belirlenen miktarı hüküm altına almıştır. Mahkeme kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda; ... sözleşmede işveren yönünden miktar belirlenmediği, aynı şekilde hesaplanacak meblağ şeklindeki sözlerin belirsizlik taşıdığı ve bu düzenlemenin denklik ve karşılıklılık ilkesine uygun bir cezai şart düzenlemesi olarak kabul edilemeyeceği... belirtilmiştir. Mahkemece de bu görüş benimsenmek suretiyle davacının isteği ret edilmiştir. Ancak, sözleşmenin 5. maddesinin 2. fıkrası açıkça aynı şekilde hesaplanacak meblağ sözleriyle davalının da 1. fıkrada ki meblağı ödemek durumunda olduğunu belirtmek suretiyle taraflar arasında sorumluluk açısından karşılıklılık ve denklik sağlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin cezai şartın varlığını kabul ettiği ancak yukarıda belirtilen düşüncelerle bu tazminata hükmetmekten kaçındığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin konuya yaklaşımı sözleşme hükümlerine uygun düşmemektedir. Ayrıca sözleşmenin 5/3. fıkrasında ki Taraflar, sözleşmede belirlenen tazminat tutarının işlemin mahiyetine uygun bulunduğu ve fahiş olmadığı hususunda mutabıktırlar. sözleri de sözleşmenin 5/1. fıkrasında ki tazminat tutarının her iki taraf için geçerli ve bağlayıcı olduğu yönünde ki düşünceyi doğrulamaktadır. Bu nedenlerle mahkemenin davacının cezai şart alacağı şeklinde ki istemini ret etmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.02.2002 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy