(2822 S. K. m. 2, 10) (1475 S. K. m. 14, 26)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı daha önce açtığı, sonuçlanan ve dairemizden de onanarak geçen dava dosyasında 15.1.1998 - 14.1.2000 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine göre kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini iddia ederek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece anılan toplu iş sözleşmesi gereği 45 gün üzerinden ücret ve sosyal haklara göre fark kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Davacı bu kez daha sonra 15.1.2000 - 14.12.2001 tarihleri arasında yürürlüğe konulan ve 26.6.2000 gününde imzalanan toplu iş sözleşmesinin getirdiği zamlardan yararlandırılarak kıdem tazminatının hesaplanması gerektiğini iddia ederek fark kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu istek de kabul edilmiştir.
Davacının hizmet aktinin son toplu iş sözleşmesinin yürürlüğe girdiği 15.1.2000 tarihi ile bu toplu sözleşmenin imzalandığı 26.6.2000 tarihleri arasında emeklilik sebebiyle sona erdiği anlaşıldığından, toplu iş sözleşmesinin 6/d maddesi gereğince davacının bu toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması doğrudur. Ancak bu toplu iş sözleşmesinin getirdiği ücret zamları da nazara alınarak yapılacak kıdem tazminatı hesabında, bu sözleşme gereği 35 günün esas alınması gerekir. Davacı daha önce açtığı sonuçlanan davada son kez yürürlüğe giren bu sözleşmeden söz etmediğinden ve mahkemece davacının asıl yararlanması gereken bu son sözleşme değerlendirilmediğinden haklar esasen hizmet aktinin emeklilik sebebiyle sona ermesinden önce yürürlüğü 14.1.2000 tarihinde sona eren, bu nedenle fesih tarihinde yürürlükte olmayan ve davacının kıdem tazminatı hesabında nazara alınmaması gereken 15.1.1998 - 14.1.2000 yürürlük süreli Toplu iş sözleşmesine göre hesaplanıp dava sonuçlandırılmıştır. Bir kimsenin aynı zamanda iki ayrı toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Yukarıda açıklandığı gibi davacının emeklilik sebebiyle hizmet aktinin feshinden önceki tarihte 15.1.2000 gününden itibaren yürürlüğe konulan, son toplu iş sözleşmesindeki ücret zamları da nazara alınarak ücreti belirlenmeli ve bu toplu sözleşmedeki 35 gün esasına göre hak kazandığı kıdem tazminatı hesaplanmalı, önceki hükümle ödenmesi gereken miktar düşülmeli, eğer bakiye kıdem tazminat alacağı kalırsa hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yanlış değerlendirme ile sona eren toplu iş sözleşmesinde ki 45 gün esas alınarak, son sözleşmedeki ücret zamlarına göre yapılan hesaplamaya göre hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.02.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy