(1475 S. K. m. 14, 16)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları ile maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yardımcı teknisyen olarak davalıya ait İzmir'deki hastanede çalışırken 24.6.1999 tarihli olup kendisine tebliğ edilen 1.7.1999 tarihinde Adana'daki Dr. Nevzat Erman Uygulama ve Araştırma Merkezimizde görevlendirilmeniz nedeni ile 25.6.1999 tarihinden itibaren izinli olduğunuzu bilgilerinize sunarım. şeklindeki yazı ile Adana'da görevlendirilmiştir.
Davacı bu nakil işleminin haksız olduğunu düşünerek işten ayrılmış ve bunun sonucu olarak da kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece bu nakil işlemiyle iş şartlarında esaslı değişiklik yapıldığı kabul edilerek kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Ancak taraflar arasında düzenlenmiş olan yazılı hizmet sözleşmesinin Görev Yeri ve Niteliği başlıklı 3. maddesinde Personelin görev yeri, esas itibariyle İzmir Bostanlı 6371. Sokak No:34 numaralı adreste bulunan Hastane ve eklentisi olan hizmet üniteleri olup; gerektiğinde personel hastanenin bağlı bulunduğu üniversite merkezinde ve üniversiteye ait Türkiye'deki diğer kuruluşlar ve işyerlerinde verilecek görevleri de yapar, görev ve iş değişikliğini peşinen kabul eder. denilmektedir. Görüldüğü üzere ... görev ve iş değişikliklerini peşinen kabul eder biçimindeki düzenleme ile çok açık ve kesin olduğu için davacı işçi hizmet akdinin kurulması sırasında böyle bir nakil işlemini kabul etmiş bulunmaktadır. Böyle bir durumda artık iş koşullarında esaslı değişiklik yapıldığının düşünülmesi doğru olmaz. Davacı Adana'da da aynı işi ve ücreti alacaktır ki bunun sonucunda şartların aleyhine değişiklik yapıldığı iddiası dayanaksız kalmaktadır. Böyle olunca kıdem tazminatı isteği reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.03.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY: Taraflar arasında bağıtlanan 9.10.1994 tarihli hizmet sözleşmesinin görev yeri ve niteliği başlıklı 3. maddesinde; personelin görev yeri, esas itibariyle İzmir Bostanlı 6371. Sok. No:34 numaralı adreste bulunan hastane ve eklentisi olan hizmet üniteleri olup, gerektiğinde personel hastanenin bağlı bulunduğu üniversite merkezinde ve üniversiteye ait Türkiye'deki diğer kuruluşlar ve işyerlerinde verilecek görevleri de yapar, görev ve iş değişikliklerini peşinen kabul eder düzenlenmesi bulunmaktadır.
İşveren tarafından 24.6.1999 tarihinde davacının doğan gereksinim gerekçesiyle Adana'daki işyerine ataması yapılmıştır.
Davalı işveren sözleşmenin 3. maddesinde yer alan gerektiğinde tanımına dayanarak atamanın yapılmasında usulsüz bir yön bulunmadığını savunmaktadır.
Sözleşmede işyerinin esas itibariyle İzmir olduğu ve gerektiğinde Türkiye'de ki diğer kuruluşlar ve işyerlerinde verilecek görevleri de yapacağı vurgulanmaktadır. Burada ki gerektiğinde sözcüğü üzerinde durmak gerekir. Diğer işyerlerinde davacının hizmetine ihtiyaç varsa, esas görev yerinden ilişiği kesilmeden geçici olarak buralarda da görev verilebilecektir. Atama yapılan işyerlerinde davacının hizmetine gerek duyulduğu savunulmadığı gibi kanıtlayıcı hiçbir delil de getirilmemiştir. Dinlenilen tanıklar, davacı ile Başhemşire Yardımcısının tartıştıklarını ve görevi olmayan işlerin davacıya yaptırılmasının istenmesi üzerine tartışmanın çıktığını ve bunun atama işleminin gerekçesi olduğunu ifade etmişlerdir. Ayrıca dosyada ki bilgi ve belgelerden uzun süredir hastanede yatan ve rapor alan davacının raporlu olduğu tarihte atamasının yapıldığı da anlaşılmaktadır. Bütün bu anlatımlardan çıkan sonuç, davalı işverenin verim alamadığı davacının iş akdini feshetmek amacında olduğu ancak, tazminat ödememek amacıyla sözleşme maddesine dayanmak istediği, dayanılan maddenin işverenin yorumuna uygun olmadığı, gerek İzmir'de ki ve gerekse Adana'da ki işyerlerinde teknisyen olan davacıya gerek sürekli ve gerekse geçici olarak ihtiyaç olduğu da kanıtlanmadığından yapılan atama işlemi sözleşme hükümlerine aykırı olduğundan, işçinin görevi bırakmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığından sözleşmeye ve olayların gelişimine uygun olarak tesis edilen mahkeme kararının onanması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy