(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Davacı işçi, davalı işverene ait işyerinde 15.10.1987-31.12.1998 tarihleri arasında çalıştığını, emekliliğe hak kazandığı halde kıdem tazminatının ödenmediğini, bu nedenle ayrıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davacının davalı işyerinde ilk kez 1.12.1998 tarihinde işe girip 1.4.1992 tarihinde ayrılarak yeni bir işyerinde işe girdiği tekrar 1.4.1994 tarihinde davalı işyerinde işe başladığı 1.4.1992 tarihinde kendisinin ayrıldığı kabul edilerek 1.4.1994-31.12.1998 tarihleri arası hizmeti kıdem tazminatına esas alınmıştır.
1475 sayılı İş Kanunun 14/2. maddesinde "işçilerin kıdemleri hizmet aktinin devam etmiş veya fasılalarla aktedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerindeki süreler göz önüne alınarak hesaplanır" hükmüne yer verilmiş olup davacı işçinin 1.4.1992 tarihinden önceki hizmetinin kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdiği kanıtlanamadığı anlaşıldığından kıdem tazminatı hesabında göz önünde bulundurulmaması hatalıdır.
2. 1475 sayılı İş Kanunun 14/11. maddesindeki kıdem tazminatına mevduata uygulanan en yüksek faizin uygulanacağı hükmüne yer verildiğine ve davacının talebi de bu yönde olduğuna göre, hüküm altına alınan tazminata yasal faiz yürütülmesi de ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy