(1475 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilin esine 20.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEME KARARI
Davacı vekilleri tarafından davalı şirket aleyhine Mahkememize açılan davanın yapılan yargılamasının sonucunda;
İSTEK: Davacı vekilleri, dava dilekçelerinde; Müvekkilinin 05.11.1996 tarihinden itibaren davalı fabrikaya ait işyerinde çalışmaya başladığını, bayan olması nedeniyle 14.10.1999 tarihinde evlenmesi nedeniyle İş Kanununun 14. maddesi gereği iş akdini 01.05.2000 tarihi itibariyle tek taraflı olarak feshettiğini, bu durumu işveren işletmeye bildirdiğini, davalı işveren cevabında kendisinin işveren müessese ile hizmet akdi ilişkisinin bulunmadığını belirterek kıdem tazminatı ödemekten imtina ettiğini belirterek kendisinin taşeron firmayı tanımadığını, işe girdiğinden beri işveren olarak davalıyı tanıdığını, davalının işini yaptığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 420.000.000 TL kıdem tazminatının iş akdi fesih tarihinden itibaren geçerli olmak üzere en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı işveren vekili cevap dilekçesini tekrar ederek, davalı müvekkili işveren ile davacı arasında bir hizmet ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ihale makamı konumunda bulunduğunu, müvekkilini ihale yolu ile müteahhitlere verdiğini, dolayısıyla davacının müteahhit firma işçisi olduğunu, ihbar ve kıdem tazminatı ile sorumlulukların müteahhit firmalara ait olduğunu, davacının davalı müvekkilinden hiçbir hak talep edemeyeceğini bildirerek davacının davasının husumet yönünden ret kararı verilmesini bildirmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememize açılan bu dava ile davacı evlenme dolayısıyla iş akdini feshettiği için davalıdan kıdem tazminatı talep etmekte davalı ise davacının kendi işçisi olmadığını bu sebeple kıdem tazminatından sorumlu olmayacağını iddia etmektedir. Davacının evlilik dolayısıyla iş akdini feshederek kıdem tazminatını talep etmeye İş Kanununun 14. maddesi gereğince hakkı vardır. Ancak bu kıdem tazminatını kim ödeyecektir? Zira davacı kayden taşeron firma işçisi olduğu için ihale makamı konumunda olan davalı, bu tazminatın kendisinden talep edilemeyeceğini iddia etmektedir. Bu sorunun çözümü için dosyaya getirilen belgeler incelenmiş tanıklar dinlenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm bunların değerlendirilmesi sonucunda;
Davacının davalının işçileri ile aynı işi yaptığı, taşeron firmanın değişmesine rağmen işçilerin değişmediği, ihale şartnamesine göre davacının taşeron firma işçileri üzerinde de yetkileri olduğu, taşeron elemanları bir öğün yemeklerinin ve giyim eşyalarının davalı tarafından karşılandığı bazı durumlarda işten çıkarma yetkisinin dahi davalıda olduğu, böylece Yargıtay Kararları göz önünde tutulmak suretiyle taraflar arasındaki taşeron sözleşmesinin muvazaalı olduğu, dolayısıyla davacının davalının işçisi olduğu ve davalının gerçek işveren olduğu kanaatine varılarak bilirkişi tarafından yapılan hesaplama neticesinde kıdem tazminatının davalıdan tahsili gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlere istinaden;
1- Davacının davasının kısmen kabulü ile, 382.971.396 TL kıdem tazminatının 01.05.2000 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2- Peşin harcın mahsubu ile bakiye 15.930.460 TL daha harcın davalıdan tahsiline,
3- Davadaki kabul ve ret durumu gözetilerek, davacı tarafından yapılan toplam yargılama gideri 65.980.000 TL. nın 60.170.000 TL'sının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4- Davadaki kabul ve ret durumu gözetilerek;
Kabule göre davacı vekili lehine takdir olunan 38.297.139 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Redde göre; davalı vekili lehine takdir olunan 3.700.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp vekil tutan davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy