(4389 S. K. m. 1,9,21) (1475 S. K. m. 1, 17)
Dava: Taraflar arasındaki, tazminat alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26/3/2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Mustafa Akıncıoğlu ve Akif Kurtuluş ile karşı taraf adına Avukat İbrahim Bahçıvancılar geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankanın yönetim kurulunun 16.9.1999 tarihli toplantısında alınan kararla genel müdür olarak görevlendirildiğini ve aynı gün iki yıl süreli hizmet sözleşmesi imzalandığını, davalı banka yönetimince 14.2.2000 tarihinde haksız olarak sözleşmesinin sona erdirildiğini ileri sürerek sözleşmede yazılı olan bakiye süreye ait ücretlerini tazminat olarak talep etmiştir. Davalı işveren 16.9.1999 tarihinde yapılan yönetim kurulu toplantısında böyle bir karar alınmadığını, atamaya ilişkin bölümün sonradan davacı tarafça karara eklendiğini, daha sonra da bu geçersiz sözleşmeye dayanarak hak talep etmesi nedeniyle haklı olarak sözleşmesini feshettiklerini savunmuştur. Mahkemece, anılan yönetim kurulu kararı doğrultusunda imzalanan hizmet sözleşmesinin geçerli olduğu kanaatine ulaşılmakla birlikte, bu atamaya ilişkin belgelerin 4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri doğrultusunda ilgili kurumlara gönderilmemesi nedeniyle davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan bir tutum içinde olduğu gerekçesiyle yapılan feshin haklı olduğu sonucuna varılarak isteğin reddine karar verilmiştir.
Sözkonusu atama işleminin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 4389 sayılı Bankalar Kanununun 9/3-a maddesinde, bankaların genel müdürlükleriyle genel müdür yardımcılıklarına atanacak olanlar ile ilgili belgelerin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna bildirilmesi gerektiği yazılıdır. Bu bildirimin alındığı tarihten itibaren 7 işgünü içinde olumsuz bir görüş bildirilmediği takdirde atama işleminin yapılabileceği öngörülmüştür. Davacı genel müdür için anılan kuruma bu bildirimin yapıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmamakla birlikte bu tarihte anılan kurum henüz faaliyete geçmediğinden 4389 sayılı yasanın geçici l-b maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılan 3182 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri doğrultusunda 27.9.1999 tarihinde Hazine Müsteşarlığına bildirimde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 4389 sayılı yasa ile getirilen ve izlenmesi gereken bu prosedür atama işleminin yapılmasından önce bankaya yüklenen bir sorumluluktur. Davacı genel müdürün anılan prosedür işletilmeksizin atamasının yapılmasında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kaldı ki anılan yasanın 21/l-b. Maddesinde bu prosedürün izlenmemesi halinde para cezası öngörülmüş olup, buna göre yapılan atama işleminin geçersizliği söz konusu değildir. Davacının genel müdür olarak atanmasından sonra yaklaşık 5 ay süreyle bu sıfatla çalıştığı da dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Öte yandan davalı işveren fesih nedeni olarak yukarda açıklandığı üzere bir başka hususa dayanmış olup, mahkemece bu savunma kabul görmemiştir.
Son olarak belirtmek gerekir ki, hukuken geçerli bir hizmet sözleşmesine dayanılarak hak talebinde bulunulması durumunda işverenin haklı fesih imkanının bulunmadığı da açıkça ortadadır. Bu maddi ve hukuki olgulara göre mahkemece davacının hizmet sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği şeklinde sonuca gidilmesi hatalıdır. Bu konuda düzenlenen 15.6.2001 tarihli bilirkişi heyet raporunda yapılan hesaplama mahkemece bir değerlendirmeye tabi tutularak ve indirim hususu da düşünülmek suretiyle karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 250.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.3.2002 gününde oybirliği karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy