(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin davalıya ait işyerinde günde 1.5 saat çalıştığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık bu kısmi süreli çalışma için kıdem tazminatının hesaplanma şekli ile ilgilidir. Dairemizin uygulamasına göre kısmi çalışma halinde normal günlük 7.5 saart çalışma durumuna göre kural olarak daha düşük yevmiye ile çalışma söz konusu olur. Bu yevmiye üzerine önce 1 yıllık sonrada 5 yıllık ve ayrıca yıldan eksik çalışma süreleri için kıdem tazminatı hesaplanır. Yıllık kıdem tazminatı tutarı tavan sınırın altında ise o miktar üzerinden tüm süre için hesaplama yapılmalıdır. Böyle bir durumda kısmi çalışma süresinin günlük tam süreye göre orantılı yapılarak bu orantının tavan miktarına da uygulanması doğru değildir.
3. Yıllık ücretli izin süresinin 30 gün olarak mahkemece kabul edilmesinin gerekçesi kararda gösterilmemiştir. 1475 sayılı İş Kanununun 49. maddesinde hizmet süresine göre yıllık ücretli izin süreleri belirlenmiştir. Buna göre hizmet süresi 5 yıla kadar olanlara 12 gün, 5 yıldan fazla olanlara da yine kademeli olarak izin süreleri belirtilmiştir. Bu kuralın, ferdi ve Toplu iş Sözleşmesinde özel bir düzenleme olmadığı takdirde uygulanması gerekir. Bundan başka işyerinde süregelen ve iş koşulu halinde bir uygulama varsa onun da dikkate alınması gerekir. Somut olayda böyle ayrık bir durumun bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 4.4.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy