(1475 S. K. m. 26, 35, 36)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Feshe neden olan olay 10.12.1999 tarihinde vuku bulmuştur. Davalı işveren ise 17.12.1999 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmeyi fesih yoluna gitmiş ve bu fesih bildirimi 23.12.1999 tarihinde davacı işçiye ulaşmıştır. Salt bu tarihler dikkate alındığı takdirde 1475 s. İş K. 18. maddesinde öngörülen 6 iş günlük sürenin geçtiği düşünülebilir. Ne var ki olay Adana'da meydana gelmiş davalı işveren A.Ş.'i merkezi ise İstanbul'da bulunduğundan feshe yetkili genel müdürlüğün önüne soruşturma evrakı 17.12.1999 tarihinde intikal etmiştir. Genel müdürde aynı gün fesih yoluna başvurmuştur. Bu durumda 6 iş günlük süre geçirilmiş değildir. Böyle olunca hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle feshin haklı olduğu kabul edilemeyeceğinden işin esasının mahkemece inceleme ve irdeleme konusu edilerek hasıl olacak sonuca göre feshin haklı olup olmadığı yoluna gidilmelidir.
Yazılı şekilde tazminat isteklerinin hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Fazla mesai alacaklarının son ücret üzerinden hesaplanması dairemizin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış içtihatlarına aykırıdır. Dönem dönem yapılan fazla mesai gerçekleştiği tarihteki ücretlere göre hesaplanmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy