(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet akdinin davalı işverence feshedildiğini, ileri sürerek İhbar ve Kıdem Tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı, davacının istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Yapılan yargılama sonunda yerel mahkeme davacının istifası sebebiyle hizmet akdinin sona erdiğini belirterek davanın reddine karar vermiştir.
Dosyada bulunan 31.5.1999 tarihli, istifa dilekçesinin daktilo ile düzenlendiği sadece tarih ve davacının ad ve soyadının el yazısı ile yazıldığı görülmektedir. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları, davacının şoför olarak çalıştığını, fesihten önce bir kaza yaptığını, kazadan sonra davacının çıkarıldığını, işverenin iş yerinde çalışan işçilerden işe girmeden önce istifa dilekçeleri aldığını nitekim kendilerinden de aynı şekilde istifa dilekçesi alındığını açıkça belirtmişlerdir. Bu anlatıma göre davacının iş yerinden istifa etmek suretiyle ayrılmadığı ve hizmet akdinin davalı işveren tarafından davacıyı işten çıkarmak suretiyle feshedildiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu halde, davacının İhbar ve Kıdem Tazminatları istemlerinin Reddine karar verilmesi isabetsiz olup, kararın Bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.02.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy