(2822 S. K. m. 6)
Dava:
.. Sendikası genel Başkanlığı adına Avukat
.. ile
.. Belediye Başkanlığı adına Avukat
. aralarındaki dava hakkında Asliye Hukuk Hakimliğinden İş Mahkemesi sıfatıyla verilen 22.11.2000 günlü ve 456/473 sayılı hüküm, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 01.03.1999 - 28.02.2001 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin 8/A maddesinde yer alan Yönetici İzinleri: Sendika Şube Başkanı ve Sendika İl Başkanı, sendikal faaliyetlerini ifa edebilmeleri için toplu iş sözleşmesinin yürürlükte kaldığı sürece sendikal izinli sayılır. Toplu iş sözleşmesinin sona ermesi halinde ise sendikaya Bakanlıkça yeniden yetki tespiti verilmezse sendikal izinli sayılması hali devam eder. Bu sendikal izin yıllık ücretli izinden mahsup edilemez. kuralının; Toplu iş sözleşmesi tarafı olan işçi sendikasınca ...İl Başkanının sendikal faaliyetlerini ifa edebilmesi için toplu iş sözleşmesinin yürürlükte kaldığı sürece sendika izinli (ücretli izinli) sayılacağı, ücretli izinli sayılma halinin toplu iş sözleşmesinin sona ermesi halinde sendikaca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Banlığı tarafından yetki tespiti verilmesi halinde devam edeceği şeklinde yorumlaması isteğiyle bu dava açılmıştır. Sendika böylece İl Başkanlarının işyerinde çalışmadan ücretlerinin ödenmesinin sağlanmasını istemektedir ki böyle bir istek nitelikçe tespit davası anlamına gelmektedir. Oysa Hukukumuzda ayrık durumlar olmasında eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamaz. Öte yandan toplu iş sözleşmesinin anılan hükmün davanın bu yorumlanış şekline göre mevzuata aykırı olup olmadığı noktası üzerinde durulmasına gerek görülmemiştir. Böyle olunca, ilerde eda davası açıldığı takdirde tespite de karar verilebileceğinden bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 01.03.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy