(1475 S. K. m. 14, 24) (818 S. K. m. 118)
Dava: Davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davalının ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle 29.5.1998 tarihinde başlayan istirahat süresi devam ederken 24.6.1998 tarihinde hizmet akdi feshedilmek istenmiş ise de, davalının bu ödemeleri ihtirazi kayıt ile kabul edip 13.7.1998 tarihinde emekli olduğu, bunun üzerine davacı Bankanın 2 aylık önel süresi içerisinde fesih bildirimini geri aldığı, Bursa 2. İş Mahkemesinin 8.4.1999 tarih Esas No: 1998/816, Karar No 1999/145 sayılı kararında ...rapor bitim tarihi itibariyle emekliliğin kabul edildiği, bu tarih itibariyle de tavanın artması nedeniyle bankanın fark ödemeyi kabul ettiği tartışmasızdır. şeklindeki gerekçesiyle, kıdem tazminatı farkı ile dava dilekçesinde istenen 1998 Ağustos ayında emeklilere ödenmesi gereken ikramiye hüküm altına alınıp kesinleşmiştir.
Kesin hüküm konusu davada davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, ihbar tazminatının takası da istenildiğine göre, emeklilik suretiyle sona eren hizmet akdinde işçiye ihbar tazminatı ödenmiş olması, sebepsiz zenginleşmeyi oluşturacağından, davanın kabulü yerine reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2001 gününde oyçokluğuyla ile karar verildi.
Karşı Oy: Davalı işçinin iş akdi, davacı işveren banka tarafından, davalının raporlu olduğu süre içinde ihbar ve kıdem tazminatları ödenerek fesh edilmiştir. Davalının bu tazminatları alırken ihtirazi kayıt koyduğu, bunun üzerine 1.7.1998 tarihinde tavan artışı nedeniyle açtığı davanın lehine sonuçlanarak kesinleştiği, ilgilinin fesihten sonra emekliliğini istemesi ve emekli olması nedeniyle davacı bankanın o davada, ödediği ihbar tazminatını geri almak isteyerek takas tefinde bulunmasına rağmen bu talebin kabul edilmediği ve verilen hükmün Yargıtay'ca da onandığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Olayımızda davacı bankanın fesih iradesi davalı işçiye ulaşmıştır. Her ne kadar işçi o tarihte istirahatli ise de bu fesih iradesini kabul ederek ihbar ve kıdem tazminatlarını da aldığına göre fesih gerçekleşmiştir. İşçinin daha sonra emekliliğini istemesi ve bankanın da bu yolda işleme tevessül etmesi gerçekleşmiş olan fesih olgusunu değiştirmez. Davacı bankanın, önceki davada ileri sürdüğü takas definin nazara alınmaması da bu olgunun bir sonucudur.
O halde davacı, daha önce ödediği, ihbar tazminatını geri almak için açtığı bu davanın reddi gerekir.
Kararın Onanması düşüncesinde olduğumuzdan çoğunluk görüşüne bu nedenlerle katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy