(1475 S. K. m. 14, 73)
Dava : Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile teşvik ikramiyesinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalıya ait maden ocağı işyerinde çalışmakta iken olay günü ocakta sigara içildiğini gösteren bu hususun hissedildiği bunun üzerine ocakta yapılan aramalarda davacıya ait bir çanta içinde birisi kullanılmaya hazır ve açık diğeri kapalı iki sigorta paketinin bulunduğu bu durumun yetkililer tarafından tutanakla tespit edildiği sonrada işveren tarafından davacının işine son verildiği anlaşılmaktadır.
"Maden ve Taş Ocakları işletmelerinde ve Tünel yapımında alınacak işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerine ilişkin Tüzük"ün 346. maddesinde maden ocaklarında sigara paketi, çakmak, kibrit gibi sigara yakmaya yarayan eşyaların bulundurulmasının kesinlikle yasak olduğu kurala bağlanmıştır. Böyle bir düzenlemeye yer verilmesi en küçük bir ihmal halinde çok sayıda ölümle sonuçlanan iş kazalarına neden olmasından ileri gelmektedir. İşçilerin bu tür önleyici kurallara hassasiyet göstererek uymaları en başta kendi menfaatleri gereğidir. Kaldı ki olayda sigara dumanından ve davacının çantasında bulunan sigara paketleri ve çakmaktan davacının sigara içtiği de anlaşılabilmektedir. Bu itibarla işveren tarafından gerçekleştirilen feshin haklı olduğu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.4.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI :
Davacının iş akdi maden ocağında çalışırken üzerinde sigara paketi ve çakmak bulundurduğu iddiasıyla sona erdirilmiştir.
Davacının iş akdini fesheden işletme müdürü olup, bu kişinin yaptığı fesih işlemi yasal değildir. Çünkü işyerinde uygulanan toplu iş Sözleşmesinin 33. maddesine göre ceza yetkisi Disiplin Kuruluna aittir. Davacıya isnat olunan eylem disiplin kuruluna getirilmemiştir. Disiplin Kurulunca alınan işten çıkarma kararı bulunmadığından fesih işlemi öncelikle bu yönden geçersizdir.
Ayrıca Toplu İş Sözleşmesinin "CEZALAR" başlıklı 32. maddesinde; kanun, nizamname ve toplu iş sözleşmesi ile bunlara müstenit yetkiye dayanılarak işveren tarafından çıkartılan talimat hükümlerine uymayan işçiler hakkında önce, ihtar sonra yevmiye kesimi ve işten çıkarma cezalarının uygulanacağı ve aynı cezanın uygulanmasını gerektiren bir fiilin tekerrürü halinde ceza kademelerinin bir üstünün verileceği öngörülmesine ve sözleşmede eylemin ağırlık derecesinden de söz edilmediğine göre, sıralamaya uyulmadan doğrudan doğruya işten çıkarma cezası uygulanması da topu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olup, sözleşme ancak tekerrür halinde sıralamanın kayabileceğini belirtmektedir.
Ayrıca davacıya isnat olunan sigara içme eylemi de kesin olarak kanıtlanamamıştır. Maden ve Taş Ocakları işletmelerinde alınan iş güvenliği tüzüğü hükümlerine göre fenni nezaretçinin ocağa sigara ve kibrit çakmak gibi malzeme sokulup sokulmadığını anlamak için ocağa girenlerin üstlerin ustalarını aratması ve üstlerinin aranmasına engel olanların ocağa sokulmaması gerekir. Davacının sigara bulundurduğunu ileri süren fenni nezaretçi öncelikle kendi görevini yapmamıştır. Olayda ocağa sigara ve çakmak sokulmasında işverende sorumludur. Bu sorumluluğun paylaşılması gerekir. Bu nedenle toplu iş sözleşmesinin belirlediği sıralamaya uymadan ve tekerrürde bulunmadan 10 senelik bir çalışması bulunan ve hiç ceza almayan bir işçiye en üst ceza sınırının uygulanması hatalı olduğu gibi en başta disiplin kurulundan geçirilmeden iş akdinin feshi yoluna gidilmesi de geçersizdir. Bu nedenle mahkeme kararının onanması görüşündeyim.
Full & Egal Universal Law Academy