(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, ilave tediye ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı işçi 21.1.2000 tarihli dilekçe ile dayanışma aidatı ödenmek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma isteğinde bulunduğunu bunun üzerine 1.2.2000 tarihinde sözleşmesinin işverence feshedildiğini belirterek ihbar, kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacakları taleplerinde bulunmuştur. Davalı ise, davacının taşeron işçisi olduğunu ve 1999 yılı 8. ayında işyerinden kendisinin ayrıldığını savunmuştur. Mahkemece bu son savunma üzerinde durulmaksızın sadece muvazaa konusunda bir değerlendirme yapılarak isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının sözleşmesinin hangi tarihte ve ne şekilde sona erdiğinin belirlenmesi, buna göre ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanıp kazanamadığı konusu üzerinde durulması gerekir. Gerekirse taraflar tanıkları da dinlenmek suretiyle bu konuda bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle sonuca gidilmesi hatalıdır.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy