(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, haksız fesih tazminatı, izin ücreti ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı işyerinde 14.5.1998 tarihinde müşteri Saran firmasının aracına yükleme yapılırken meydana gelen yanlışlık nedeniyle işten çıkartıldığını, aynı nedenle işten çıkartılan işçilerin Asliye Ceza Mahkemesi'nde beraat ettiğini, kendisi hakkında da takipsizlik kararı verildiğini, işe alınma talebinin kabul edilmediğini ileri sürerek, ihbar kıdem tazminatı, kötüniyet, haksız fesih tazminatı ve bir kısım işçilik haklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davacının hakkında takipsizlik kararı verilmiş olması, hakkında suçu işlediğine dair yargı kararı bulunmaması nedeniyle istekler hüküm altına alınmıştır.
Dosyada mevcut delillere, davalı müfettişlerinin düzenlediği soruşturma raporuna göre, davacının bir başka işçi ile birlikte davalı işyerinin mamul eşya deposunda görevli olduğu; 14.5.1998 tarihinde dava dışı müşteri Saran firmasına ait araçlara; müşteri firma tarafından satın alınan, miktarı, cinsi, ebatları belli bezler yerine daha kaliteli ve fazla yükleme yapıldığı, güvenlik görevlilerinin şüphe üzerine araçları durdurdukları, genel müdür vekili, yardımcısı, teftiş kurulu başkanı, güvenlik, pazarlama, personel müdürleri, bölüm amirleri ve diğer tüm görevliler huzurunda araçlarda arama yapıldığı, iki araçta toplam 76 adet parça bez çuvalının yüklü olduğu; 9 çuvalda irsaliyede geçen vasıfta bez bulunduğu, geri kalan 67 çuvalda ise ebatları ve kıymeti yüksek bezlerin ve hatta paftalı hatasız orijinal bezlerin, satışı yapılan bezler arasına gizlenerek çıkarılmak istendiğinin saptadığı, davacının soruşturma sırasında Teftiş Kurulu'na verdiği 26.5.1998 ve 3.6.1998 tarihli ifadelerinde müşteri firma için gelen tek hamal tarafından yapılan yüklemede üzerlerinde açıkça ebat ve miktarı yazılı çuvalların hiç kontrol edilmeden ve tartılmadan yüklendiğini kabul ettiği, yapılan soruşturmada yüksek değerde ve miktarda yükleme nedeniyle asıl tartımı yapan ana kantardaki araçların darasında bir başka işçi tarafından yapılan oynama nedeniyle meydana gelen zararın da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı ile birlikte haklarında Cumhluriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulan depo görevlisi diğer işçi ve diğer sanıklar delil yetersizliğinden beraat etmişlerdir.
Her ne kadar davacı hakkında takipsizlik kararı verilmişse de bu takipsizlik kararının davacı hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'ne daha önce dava açılmış olması gerekçesiyle verilmiş olduğu oysa davacı hakkında açılmış bir dava da bulunmadığı bellidir.
Buna göre davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları açık ve seçik belirlenmiş olduğundan, davalının feshinin haklı nedene dayandığının kabulü ile kıdem ihbar, kötüniyet ve haksız fesih tazminatlarının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.5.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy